İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12838 K.2008/18522

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2008/12838Karar2008/18522Tarih25 Aralık 2008Okuma5 dk · 1.041 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/12838 E., 2008/18522 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.041 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... İLÇESİ, ...

Köyü ... mevkiinde bulunan 2596 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1988 yılında yapılan kadastro sırasında 1048 parsel numarası verilen tespit tutanağı düzenlenen ancak yapılan işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle kadastro mahkemesi kararı ile tutanağı iptal edilen taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 1964 yılından beri ... sıfatıyla kullanıldığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 12/01/2005 tarihli bilirkişi krokisinde gösterilen 2596 m2 taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2007gün ve 2006/17257-928 sayılı kararıyla ve özetle (Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de, taşınmazın 1952 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda hangi nedenle tespit dışı bırakıldığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, orman olduğu belirlenerek tespit dışı bırakılan taşınmazın orman olmadığı,

ancak yörede 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar hükümleri gözetilerek yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilebileceği, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyeceği (H.G.K.'nun 18.02.1998 gün, 1998/8-15 E.- 1998/129 K. ve 2000/8-1264 E.- 2000/1250 K.sayılı ve 24.10.2001 gün, 2001/8-964 E.- 751 K., 2004/8-242 E.- 2004/292 K. sayılı kararları), Mahkemece anılan yönlerin araştırılması ayrıca, taşınmazın bulunduğu yere ait memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine,

yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle niteliğinin ve konumunun ... parsellerle birlikte belirlenmesi, taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığının da saptanması) gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, Hazine 23.06.2008 tarihli dilekçesiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle M.Y.'nın 713/6. maddesi gereğince Hazine adına orman niteliğiyle tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen KABULÜNE ve 01.08.2008 tarihli bilirkişi rapor krokisinde (b) ile gösterilen 1040,97 m2 bölümünün davacı adına, aynı bilirkişi raporunda (C) ile gösterilen 1488,94 m2 bölümün de Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

-2- 2008/12838 - 18522

Taşınmazların bulunduğu yerde 1952 yılında yapılan ve 07/02/1953 - 07/03/1953 tarihleri arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu işleminde çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmıştır. Daha sonra tespit harici kalan taşınmazlar hakkında 1988 yılında yapılan ek arazi kadastrosunda, 1048 parsel numarası verilerek, kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise de, kadastro mahkemesince yapılan işlemin ikinci kadastro olduğundan tüm sonuçlarıyla birlikte HÜKÜMSÜZ sayılarak iptaline karar verilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.

Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın bir bölümünün eğiminin % 15-20 olup, eski tarihli memleket haritasında çalılık olduğu, bir kısmının ise daha düşük eğimde olduğu bildirilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından ... ve funda ile kaplı olan ve orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılır. Yine 11.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/p maddesi; eğimi % 12'yi geçen yerlerin orman sayılacağını ve 26/j maddesinde "Orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağını" öngörmektedir. Taşınmazın bulunduğu yerlerin eğiminin % 12'den ... olması bu olguyu değiştirmez.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Büyüktüysüz Köyünde genel arazi kadastrosunun 1953 yılında 5602 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğü sırasında yapıldığı, kadastro sırasında taşınmazın tesbit dışı bırakıldığının tartışmasız olduğu, burada halledilmesi gereken sorunun kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hangi vasıfla tesbit dışı bırakıldığı hususu olduğu,

3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanların tesbit dışı bırakıldığı, bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekiplerinin ormanların kadastrosunu yapmadığı, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinildiği, bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılmasının Orman Yönetiminden istendiği,

Yönetimin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekiplerinin bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürüttüğü, bu uygulamanın yukarıda da belirtildiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürüldüğü, 3402 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra ise anılan kanun’un 4. maddesi gereğince işlem yapıldığı, her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceği, bu nedenle dava konusu somut olayın 5602 sayılı Kanun hükümleri gereğince irdelemesinin yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu,

1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazla, bu taşınmazın etrafında bulunan arazi bölümlerinin aynı şekilde tesbit dışı bırakıldığı, çekişmeli taşınmazın güneyindeki arazi bölümünün ise ... arazisi niteliğiyle zilyetleri adına tesbit ve tescil edildiği, yörede dava tarihine kadar henüz orman kadastrosunun yapılmadığı,

çekişmeli taşınmazın orman alanları ve toplu ... alanlarına göre konumu, orman ile arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında, davaya konu taşınmazın yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü gerekeceği, her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte ... veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacıya irsen intikal ...

30-40 yıldır kullanıldığını ifade etmişler ise de; bir kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının en büyüğünün 20 yaşında olması ve 1956 tarihli memleket haritasında çalılık sembollü yeşil alanda işaretlenmesi nedeniyle, taşınmazın öncesinin orman olmadığının bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerekeceği, ancak davacı tarafın taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamadığı,

6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesinin “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” hükmü gereğince, zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına

-3- 2008/12838 - 18522

gelmeyeceği, toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığı (Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-18712.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 Sayılı kararları), o halde, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı gözönünde bulundurularak gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin karşı davasının kabulüyle çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ve itiraz eden davacı sıfatını taşıyan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre Hazinenin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 25.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/12838, K. 2008/18522, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12838
Karar No
2008/18522
Tarih
25 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/12840 K.2008/21007
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/12841 K.2008/15195
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12841 K.2008/17480
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12844 K.2008/17478
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12846 K.2008/17481
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12847 K.2008/17514

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.