İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12940 K.2008/18523

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2008/12940Karar2008/18523Tarih25 Aralık 2008Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/12940 E., 2008/18523 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... İLÇESİ, ...

Köyü ... mevkiinde bulunan ve 1988 yılında yapılan kadastroda 872, 873 ve 874 parsel sayısı ile tutanğı düzenlenip, tutanakları kadastro mahkemesi kararı ile iptal edilen 36965 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 1957 ve 1958 yıllarından beri ... sıfatıyla kullanıldığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile fenbilirkişinin 11.05.2005 tarihli rapor ve krokisinde ve 13.03.2006 tarihli ek rapor ve krokisinde 874 ile gösterilen 35600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve aynı yer 873 no ile krokide gösterlien 485 m2 ve 872 ile gösterilen 480 m2 yüzölçümündeki Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince ½ payının ... ve ½ payının da dosyada bulunan veraset ilamına göre diğer davacılar adına payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1952 yılında yapılmış ve 07/02/1953 - 07/03/1953 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Anılan çalışmada çekişmeli taşınmazlar tespit harici bırakılmıştır. Daha sonra tespit harici kalan taşınmazlar hakkında 1988 yılında yapılan ek arazi kadastrosunda, 872, 873 ve 874 parsel numarası verilerek, kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise de, kadastro mahkemesince bu parsellerler ilgili kadastro, tüm sonuçlarıyla birlikte HÜKÜMSÜZ sayılarak iptaline karar verilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.

Mahkemece eski tarihli memleket haritası amenajman ve ... fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve 10.05.2005 tarihli keşifte yerel bilirkişi ... Deprem ile tanık M. ... ...’ün, taşınmazın öncesinde ... ... ...’e ait olduğunu, onun yaklaşık 40 yıl önce davacılara sattığını, üç tarafının çalılık olduğunu, Doğusunda ise otoyol geçmeden önce ... ait taşınmaz bulunduğunu bildi bileli ... alanı olarak kullanıldığını bildirdiği,

ziraat uzmanı bilirkişi ...’nin raporunda taşınmazın eğiminin %3-5 olduğunu, üzerinde tahıl yetiştirildiğini, sebze ekildiğini, 30-40 yıldır ... alanı olarak kullanıldığını, çevresinin de 30-40 yıllık ... bahçesi olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, orman yüksek mühendisi bilirkişi ...’ın 30.09.2005 tarihli raporunda 874 parselin Doğusunun otoyol kamulaştırma sahası diğer yönleri çalılık, 873 ve 872 parseller ise dört yönden çalılık ile çevrili olduğunu, içinde

-2- 2008/12940-18523

orman ağaca ve kalıntısı bulunmadığını, orman ağacının yok edildiğine ilişkin bir kayıtta bulunmadığını, çevresindeki orman ile benzerliği olmadığını, ... yıllardır tarın alanı olarak kullanıldığı, eğimin ortalama %10-12 olduğunu, öncesinin orman olmadığını, 1956 tarihli memleket haritasında açık alan olarak, 2001 yılı amenajman planında ziraat alanı olarak nitelendiğini, bildirdiği,

... bilirkişi ...’nin de dava konusu taşınmazların 872, 873 ve 874 sayılı parseller olduğunu, bu parsellerin 1988 yılı ek arazi kadastrosunda düzenlenen tesbit tutanaklarının kadastro mahkemesince ikinci kadastro sayılarak iptal edildiğini bildirdikleri, Mahkemece çekişmeli taşınmazların öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığının ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımım zilyetilği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların etrafının çalılık olduğu bildirildiği halde ilgisi nedeniyle davanın Orman Yönetimine yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak tanınması daha sonra yargılamaya devam olunması gerekirken davacı tarafa bu olanak verilmeden yargılamaya devam olunması ve taşınmazın eski tarihli harita ve ... fotoğraflarındaki görüntüsü, paftası ile ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılmak suretiyle değil, denetime olanak vermeyecek biçimde (X) şeklinde işaretlendiği, eğimin eğim ölçer aletler ve memleket haritasındaki münhaniler yardımıyla ölçülmediğinden yetersizse de.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Büyüktüysüz köyünde genel arazi kadastrosunun 1953 yılında 5602 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğü sırasında yapıldığı, kadastro sırasında taşınmazların tesbit dışı bırakıldığının tartışmasız olduğu, burada halledilmesi gereken sorunun kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hangi vasıfla tesbit dışı bırakıldığı hususu olduğu,

3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanların tesbit dışı bırakıldığı, bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekiplerinin ormanların kadastrosunu yapmadığı, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinildiği, bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılmasının Orman Yönetiminden istendiği,

Yönetimin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekiplerinin bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürüttüğü, bu uygulamanın yukarıda da belirtildiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürüldüğü, 3402 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra ise anılan kanun’un 4. maddesi gereğince işlem yapıldığı, her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceği, bu nedenle dava konusu somut olayın 5602 Sayılı Kanun hükümleri gereğince irdelemesinin yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu,

1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazlarla, bu taşınmazların etrafında bulunan arazi bölümlerinin kısmen aynı şekilde tesbit dışı bırakıldığı, yörede dava tarihine kadar henüz orman kadastrosunun yapılmadığı,

çekişmeli taşınmazların orman alanları ve toplu ... alanlarına göre konumu, orman ile arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü gerekeceği, her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazların öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte ... veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını,

taşınmazların davacılara satış ile intikal ... davacılar tarafından 30-40 yıldır kullanıldığını ifade etmişler ise de; bir kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği, çekişmeli parsellerin memleket haritasında işaretlendiği yer açık görülse de çevresinin tamamen 1956 tarihli memleket haritasında çalılık olarak nitelenmesi sembollü yeşil alanda işaretlenmesi nedeniyle, taşınmazın öncesinin orman olmadığının bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin

-3- 2008/12940-18523

delillerle kanıtlanması gerekeceği, davacı tarafın taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamadığı, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesinin “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” hükmü gereğince, Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği, toprağı ile birlikte orman olan taşınmazların zilyetlikle iktisabı da mümkün olmadığı(Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-18712.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 Sayılı kararları aynı yöndedir.) gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/12940, K. 2008/18523, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12940
Karar No
2008/18523
Tarih
25 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/12940 K.2008/20879
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12941 K.2008/17837
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12942 K.2008/17830
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12943 K.2008/17834
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/12944 K.2008/17849
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/12945 K.2008/15712

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.