KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/13090 E., 2008/16778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Davacılar
- ...-...-... M....
- Davalılar
- HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ-TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ- ... VE ORMAN BAKANLIĞI
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2B çalışmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar ... Köyü 7 pafta 1536 parsel sayılı taşınmazı tapu kaydına güvenerek 1991 yılında satın aldıklarını, üzerinde inşaat yapmak istediklerini, ancak Belediyenin bu yerin 2B sahasında kaldığını belirterek inşaata izin vermediğini, bu yerin halen tapulu olduğu belirterek 30/07/1987 tarihinde ilan edilen 2B çalışmasının iptalini, bu talep kabul edilmediği takdirde çekişmeli taşınmazın değerinin tespit edilerek kendilerine ödenmesi talebiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosu ve 2B çalışmasına itiraz niteliğindedir.
Dava, temelde orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde orman kadastrosuna itiraz davalarının hangi tarihte açılacağı gösterilmiştir. Bu hükme göre orman kadastrosunun ilan tarihinden itibaren altı aylık süre içinde açılacak davalar kadastro mahkemesinde şayet orman kadastrosunun 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılmış ise geçerli bir tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacak davalar ise genel mahkemede görülmesi gerekir.
Somut olayda, yörede orman kadastrosuna 3373 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden çok önce 10.07.1980 yılında kesinleşmiş ve davalı taşınmaz kısmen orman sınırları içinde kalmıştır. Orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe göre davacının orman kadastrosunu iptal ettirmek için dayanabileceği hiçbir yasal yol bulunmamaktadır. Ne var ki; sınırlı yetkili olan kadastro mahkamesi bu davanın esasını inceleyemez.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca; asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan bahisle dava dileçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimmde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/13090, K. 2008/16778, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama