KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/13113 E., 2008/16717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Davalılar
- HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü ... mevki 113 ada 1 parsel sayılı 26035855.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ...
Davacı, taşınmazın 1000 m2'sinin orman ve Hazine ile ilgisi olmadığını, kendisi tarafından 1930 - 1940 yıllarından bu yana ... evi olarak zilyet edildiğini, ahşap evleri yıkılınca beton ev yaptığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, orman olarak sınırlandırılmasının ve kadastro tesbitinin iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin (A) ile gösterilen 110.639 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastro sınırları dışına çıkarılmasına, (B) ile gösterilen 171.531 m2 bölümle ilgili subut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğrafları ile dava nedeniyle kesinleşmemiş olan orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde birkaç adet meyve ağacı ve davacıya ait beton ev bulunduğu bildirilmiş, mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve (A) bölümü için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle (A) bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2001 gün ve 2000/8-1836-2001/13; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2004 gün ve 2003/8340 - 894; Aynı Dairenin 09.03.2004 2003/9190-1666; ve 19.07.2007 gün 2007/7808-9782 ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2002 gün ve 2002/269-976 Sayılı Kararlarında da kabul edildiği gibi, ..., genel tanımıyla "bir veya birkaç köy, kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçalarıdır." Yaylak ve yaylalar ; mer'a ve kışlaklar gibi köy ve belde halkının ortak yararlanmasına terk ve tahsis edilen mülkiyeti Hazineye ait yerlerdendir, Türk Medeni Yasanın 715 (Emy 641) ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde ve sınırlandırmaya tabi olup
-2-
2008/13113-16717
kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yolu ile edinilmesi mümkün olmayacağı gibi T.M.K.999 (E.M.Y.nun 912) maddesi hükmüne göre özel mülkiyetine tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunamaz.
Bu tür yerlerden doğal olarak yararlanabilmenin gereği, yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabilir, ancak yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da ... yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun yaylalarda özel mülk olarak ... kazanılamaz.
Başka bir anlatımla, yaylaların kişiler tarafından amacı dışında ... evler yapılarak yaygın yapılaşma sonucu yerleşilmesi, belde teşkilatının kurulması, o yerde imar uygulaması yapılarak kesinleşmesi, kısa yada ... süreli özel mülkiyet olarak kullanılması o taşınmazın öncesinin kadim ... olma gerçeğini ortadan kaldırmaz ve o yerin özel mülkiyet olarak tapuya tescil edilmesini gerektirmez.
4342 Sayılı Mera Yasasının 4/1. Maddesi hükmü gereğince “ Mera, yaylak ve kışlakların kullanma ... bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındadır.”
4342 Sayılı Mera Yasasının 4/1. Maddesinin gereğince “ Mera, yaylak ve kışlakların kullanma ... bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında.” Olduğu gibi, çekişmeli taşınmazda ve aynı bölgedeki benzer taşınmazlar için yapılan keşiflerde yerel bilirkişi ve tanıklar bu taşınmazların ... Yaylasında bulunduğunu bildirdikleri, eski tarihli haritalarda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ve etrafına ...
Yaylası nitelendirilmesi yapılmak suretiyle harita üzerine yazıldığı, H.Y.U.Y.'nın 238/2. maddesinin “Maruf ve Meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz.” hükmü gereğince dava konusu taşınmazın bulunduğu ..., Büyükküreci, Oluk Başı, Mitisin, ve Ürün Yaylası gibi aynı bölgede bulunan yaylaların, sadece bölge halkı tarafından bilinmeyip, herkesin bildiği ve tanıdığı, yurt genelinde maruf yaylalar olduğu, umumun kullanımına ait yaylaların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, bir an için taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olduğu kabul edilse bile,
sadece ev yapmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin de taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, üzerindeki meyve ağaçlarının yaşı ve evin yapılma tarihi dikkate alındığında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı hususları gözetilerek,
öncelikle aynı parsele ilişkin derdest dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra davanın tümden reddine ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 110.639 m2 yüzölçümündeki bölümün de, çekişmeli ... köyü 113 ada 1 sayılı parselin orman olarak tesciline karar verilen diğer bölümleri ile birlikte tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, şayet 113 ada 1 sayılı parselin tutanak aslının içinde bulunduğu (2007/10 Esas sayılı dosya) dava dosyası hakkında karar verilmiş ve kesinleşmişse, bu dava dosyasının 113 ada 1 sayılı parsele ilişkin ana dosya içine konulması için tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine,
mahkemesi halen devam etmekte ise birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/13113, K. 2008/16717, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama