İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/14039 K.2008/14519

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2008/14039Karar2008/14519Tarih5 Kasım 2008Okuma7 dk · 1.399 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/14039 E., 2008/14519 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2008
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacıllar
... VE ARK.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.399 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

2006 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 103 ada 270 ve 273 parsel sayılı sırasıyla 1.313,52 m2 ve 3.049,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden bahçe niteliği ile ... adına tespit edilmiş, itiraz edilmediğinden kesinleşmiştir. 103 ada 274 parsel sayılı 386,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden bahçe niteliği ile ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş itiraz edilmediğinden kesinleşmiştir.

Kadastro Müdürlüğü 28.05.2007 tarihli yazı ile; çekişmeli taşınmazların evvelce kesinleşen 103 ada 264 nolu orman parseli ile mükerrer kadastroya tabi tutuldukları tespit edildiğinden, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılmadığı taktirde 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesine göre ikinci kadastronun iptal edileceği ve Medeni Yasanın 1026. maddesi uyarınca işlem yapılacağı davacı kişilere bildirilmiştir.

Bu yazı üzerine davacılar 13.06.2007 tarihli dilekçe ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece.

103 ada 264 sayılı orman parselinin 01.08.2006 tarihinde kesinleştiği, ancak genel arazi kadastro çalışmaları sırasında mükerrer kadastroya tabi tutulduğu, çekişmeli taşınmazların 103 ada 264 sayılı orman parseli içinde kaldıkları ancak taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 103 ada 270 ve 273 parsel sayılı taşınmazların ..., 103 ada 274 parselin ..., ... ve ... adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş hüküm davalı ...

Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişme konusu taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılıp 01.07.2006 - 31.07.2006 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmakta olup orman olan yerlerin geometrik şekli belirlenip tutanakları düzenlenerek tapuya tescilleri yapılmıştır.

Daha sonra orman alanları dışında kalan yerlerde genel arazi kadastro çalışmalarına başlanmış ve bu çalışmalarda tamamlandıktan sonra 24.02.2007 - 26.03.2007 tarihleri arasında ilan edilmiştir. 103 ada 270, 273 ve 274 parsel sayılı taşınmazlar 2007 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı kişi adına tespitleri yapılmış ve itirazsız kesinleşmişlerdir.

103 ada 264 parsel sayılı taşınmaz ise 2006 yılında 3402 sayılı yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen kısmi kadastro sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespiti yapılmış ve itirazsız kesinleşmiştir.

Ancak çekişme konusu 103 ada 270 parselin ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 15.10.2007 havale tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 155,94 m2 yüzölçümlü bölümü, 103 ada 273 ve 274 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile dava dışı 103 ada 272, 265, 266, 275, 276 ve 277 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 103 ada 264 parselin bir kesiminin 103 ada 264 sayılı orman parselinin sınırları içinde kaldıkları, ikinci kez kadastroya tabi tutuldukları belirlenmiştir.

-2- 2008-14039-14519

3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 22. maddesinde “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz.Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Yasasının 1026. maddesine göre işlem yapılır.Süresi içinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro tapu sicil müdürlüğünce resen iptal edilir.” hükmü bulunmaktadır.

Yasanın bu açık hükmü karşısında somut uyuşmazlıkta ikinci kadastro söz konusu olup 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır. Hal böyle olunca, kişiler tarafından açılan dava 103 ada 264 sayılı orman parselinin bir bölümüne yönelik, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. 103 ada 264 parsel sayılı taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır.

Ormanların mülkiyeti Hazineye kullanma yararlanma ... orman yönetimine aittir. Bu sebeple orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazlara yönelik açılacak davalarda orman yönetimi yanında Hazine zorunlu dava arkadaşı ve yasal hasım olduğu halde yerel mahkemece Hazinenin yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Pasif dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece istek olmaksızın resen dikkate alınmalıdır.

Bundan ayrı; hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli yerlerin durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbirini üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumları gösterilmemiştir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Diğer taraftan zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşulları yöntemince araştırılmamış, dava konusu taşınmazlar ilk kez yapılan kısmi kadastro sırasında 103 ada 264 parsel numarasıyla orman niteliği ile hazine adına tespit edildikleri , böylelikle kadastro tespit tutanağının içeriği ile taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasında çelişki oluştuğu halde, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/1 maddesi uyarınca kadastro tespit bilirkişileri resen tanık sıfatıyla keşifte dinlenerek çelişki giderilmemiş, ziraatçı bilirkişiden rapor alınmamış,

davacılar ve varsa eklemeli zilyetleri hakkında aynı çalışma alanında senetsiz ve belgesizden taşınmaz mal tespit ve tescil edilip edilmediği yönünde tapu sicil, Kadastro ve Hukuk Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmamıştır.

Bu durumda; öncelikle Hazine’ye dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilmeli, böylelikle Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, Hazineden delil ve belgeleri istenmeli, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi,

bulunamaması halinde bir Orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli;

... ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki

-3- 2008-14039-14519

harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, 103 ada 264 parselin çekişme konusu bölümleri hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu ( bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı,

çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde kişilerin davasının reddine karar verilmelidir.

Çekişmeli yerlerin, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı kişiler, zilyetliğe tutunarak dava açtığına göre 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu yerlerin bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik ... fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte ... fotoğrafları;

topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, ..., ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmazlar üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K.

30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.

3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/14039, K. 2008/14519, 5 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/14039
Karar No
2008/14519
Tarih
5 Kasım 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/14039 K.2008/14883
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/14039 K.2008/14539
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/14040 K.2008/17924
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/14040 K.2008/14876
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/14040 K.2008/15417
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/14041 K.2008/15418

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.