Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2004 gün ve 9754-9101 sayılı bozma kararında özetle: "...
Mahallesinde birbirine yakın adalarda bulunan çekişmeli taşınmazlar hakkında ayrı ayrı davalar açıldığı, bu davalarda alınan uzman bilirkişi raporlarının hükme yeterli olmadığı, memleket haritası ile kadastro paftası irtibatlandırılmadan ... yüzölçümlü taşınmazlar hakkında ayrı yarı inceleme yapılarak sonuca gidilemeyeceği, taşınmazların hepsinin aynı nedenle davalı olduğu, bu nedenle dosyaların birleştirilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan ve komşu parsellere ait dosyalar birleştirildikten sonra Yönetimin davasının kabulüne, Belediye Başkanlığının davasının reddine ve dava konusu 290 ada 3, 6, 7, 12 ve 1, 292 ada 1, 293 ada 1, 294 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 20 ve 21, 295 ada 4, 297 ada 7 ve 8 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz. niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma ve inceleme sonucu orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli halde üzerlerinde meşe ve yer yer kesilmiş meşe kökleri bulunduğu, bu hali ile taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, davalıların tutunduğu eski tarihli tapu kayıtlarının 4785 Sayılı Devletleştirme Yasası karşısında yasal değerinin bulunmadığı, yine Orman Yönetiminin taraf olmadığı,
tescil davaları sonucunda 1970-1980'lı yıllarda oluşan tapu kayıtlarının da Orman Yönetimini bağlamayacağı gözönünde bulundurularak Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak Belediye Başkanlığı'nın bir davası olmadığı, çekişmeli 290 ada 6 parselin tesbitinin Belediye adına yapıldığı, bu parsele birleşen 2004/1 esas numaralı dosya ile ... ...'ın dava açtığı, yukarıda yazılı gerekçelerle ... ...'ın davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde "Belediye Başkanlığı'nın davasının reddine" denilmiş olması isabetsiz ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Bu nedenle 25.04.2008 tarihli hüküm fıkrasının 2. parağrafının hükümden çıkartılmasına ve H.Y.UY.'nın 438/son maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 26/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi..