İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/17386 K.2009/5317

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2008/17386Karar2009/5317Tarih30 Mart 2009Okuma5 dk · 931 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/17386 E., 2009/5317 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2009
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

931 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2006 gün 2006/2-2872 sayılı bozma kararında: " Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi, çekişmeli 732, 733, 734 ve 735 sayılı parsellerin 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bulunduğunu, 732 sayılı parselin % 35-40, 733 sayılı parselin % 20-25 eğimli yamaç üzerinde yer aldıklarını, üzerinde önceki yıllarda herhangi bir ... yapılmadığını ve kullanılmadığını, 734 sayılı parselin % 25-30 eğimli, doğu bölümünde 20 yaşlarında 180-200 adet ... ağacı bulunduğunu, batı bölümünde kesme ... yetiştirildiğini, kuzey bölümünün orman ağaçlarıyla kaplı bulunduğunu,

735 sayılı parselin % 40-50 eğimli bir yamaç üzerinde bulunup, güney bölümünde kesme ... yetiştirildiğini, kuzey bölümünde 250 adede yakın muhtelif yaşlarda meyve ağaçları ile iki adet yapı bulunduğunu açıklamıştır.

1) 3402 Sayılı Yasanın 26/son maddesine göre, kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden sonra ... haklara ilişkin isteklerde kadastro mahkemesi görevli olmadığı gözetilerek, kadastro tespitinden sonraki hakka dayanan ... ...'ın davası yönünden görevsizliğe karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, ... ...'ın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve kararın dayandığı gerekçeye göre, 732 ve 733 sayılı parsellerin tamamı ile 734 sayılı parselin (A) ve (D) ile gösterilen bölümlerinin üzerinde bugüne kadar herhangi bir ... yapılmayıp kullanılmadıkları ve kısmen de eylemli orman niteliğinde bulundukları ve davacı gerçek kişilerin dayanağı vergi kayıtları ile Köytüzelkişiliği dayanağı 123 ve 134 tahrir numaralı vergi kayıtlarının taşınmazlara uymadığı belirlendiğine göre, yararlarına zilyetlikle kazanım koşulları oluşmayan ...., ve arkadaşlarının, ....., mirasçıları, ....., mirasçıları, ... ..., ...., ve Köytüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;

Dava konusu 732, 733, 734 ve 735 sayılı parsellerin bulunduğu Uskumru Köyünde 1959 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılan tapulama çalışmalarında, taşınmazların paftasında "orman" olarak yazılmak suretiyle o tarihte yürürlükte olan 5602 Sayılı Yasa hükümleri gereğince tapulama dışı bırakıldıkları anlaşılmaktadır.

Tahdit haritasının uygulaması yetersiz olmakla birlikte bilirkişiler çekişmeli taşınmazların 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılan orman tahdidinde, orman sınırları dışında bırakıldığını bildirmişlerse de, yörede 1938 tahdidinden sonra 4785 Sayılı Yasa gözetilerek başka bir orman kadastrosu yapılmamış, 1982 ve 1988 yıllarında yapılan aplikasyon 2 ve 2/B madde uygulama çalışmalarında 1938 tarihli orman sınırlarında bir değişiklik yapılmamıştır.

4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılan 1938 tahdidinin uygulanması suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanması mümkün değildir.

13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile tüm ormanlar devletleştirildiğinden ve 1959 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da çekişmeli taşınmazların niteliği orman olarak belirlenerek tapulama dışı bırakıldıklarına ve halen parsellerin eğimi ve taşınmazların büyük bölümü üzerinde halen mevcut olan eylemli orman örtüsü nazara alındığında taşınmazların öncesinin orman olduklarının kabulü zorunludur.

Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararında kabul edildiği gibi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır.

Bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinilmiştir.

Bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılması Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Bu uygulama yukarıda da belirtildiği üzere 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürülmüş, 3402 Sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra ise anılan kanun'un 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle dava konusu somut olayın 5602 Sayılı Kanun hükümleri gereğince irdelemesinin yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.

Arazinin konumu, davalı parsellerle orman arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tespit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu bulunmaktadır.

Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte maki veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacıya irsen intikal ... 30-40 yıldır kullanıldığını ifade etmişler ise de; kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez.

Davacı taraf taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereğince "Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır." Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini

kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir. Davacı ... katılanlar herhangi bir mülkiyet belgesine de dayanmamışlardır.

735 sayılı parsel içinde bulunan yol ve derenin de orman içi yol ve ... olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 30/2, 6831 Sayılı Yasanın 1/1. maddeleri ve sözü edilen Hukuk Genel Kurulu Kararında kabul edilen ilkeler gözönünde bulundurularak, 732, 733, 734 ve 735 sayılı parsellerin tamamının 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı" olduğu gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, dava konusu Uskumru Köyü 732, 733, 734 ve 735 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklama göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 14.09.1982 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 30.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/17386, K. 2009/5317, 30 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/17386
Karar No
2009/5317
Tarih
30 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17389 K.2009/5186
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/17392 K.2009/5621
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/17393 K.2009/5622
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/17394 K.2009/5623
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/17395 K.2009/5624
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17397 K.2009/5778

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.