Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2004 gün ve 2004/3410-4775 E.K. sayılı bozma ilamında özetle; “Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, memleket haritası üzerinde dava konusu taşınmazın konumunun elle boyanıp işaretlendiği, eğim durumunun net olarak belirlenmediği, kadastro paftası ile memleket haritasının çakıştırılmadığı, ayrıca yörede mera tespit çalışmalarının yapıldığı, bu çalışmaya ait bütün belgelerin getirtilip taşınmazın mera olup olmadığı üzerinde durulmalı…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılmış ve sonuçları 29.12.1953-28.01.1954 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.