Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2004 gün ve 2002/4259-2004/7543 sayılı bozma kararında özetle; "Orman Yönetiminin açtığı tapu iptali istemine ilişkin dava her ne kadar husumetten reddedilmişse de, davalıların bir kısmına usule uygun tebligat yapılmadığı, ölü olan davalıların nüfus kayıtları ya da veraset ilamları getirtilip dava açılmayan tapu malikleri varsa Orman Yönetimine bu konuda önel verilip usulen taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması ve delillerin toplanarak oluşacak sonuç çerçveesinde karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. İptali istenilen tapu kaydı ise, 1998 yılında kesinleşen 3402 Sayılı Yasa uyarınca yapılan genel arazi kadastrosu sonucu oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/03/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.