İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1849 K.2008/5486

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2008/1849Karar2008/5486Tarih7 Nisan 2008Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/1849 E., 2008/5486 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı Hazine vekili 19.12.2005 tarihli dava dilekçesi ile ... ... mirasçıları ... ve ... aleyhine açtığı dava ile çekişmeli 1685 parselin kuzeyinde bulunan ve tapulama sırasında tapulama harici bırakılan yere ilişkin olarak ... ... tarafından kadastro mahkemesinin 1994/41 - 1994/143 sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, ancak süresi içinde başvurulmadığı için dosyanın kesinleşerek Tapu Sicil Müdürlüğüne devir edildiğini,

bu dosya ile davalı olan 4774,74 m2'lik yerin ormanla ilgisinin olmayıp devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu kültür arazisi niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.

Dava, Hazine tarafından bu dosya ile birleştirilen 2006/51 sayılı dava dosyası ile ayni nedenlerle aynı taşınmaza yönelik olarak ... ve arkadaşları taraf gösterilerek tescil davası açılmıştır.Mahkemece birleştirilen dosya yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile (B) ile gösterilen 782,03 m2'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen 3992,31 m2'lik kısma yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından (A) ile gösterilen kısma yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 Sayılı Yasanın 18 maddesine dayalı olarak açılan tescil davası niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılan ve 11.09.1990-11.10.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu vardır.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1968 yılında yapılan ve 28.03.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.

. ... Kadastro Mahkemesinin 1994/41-1994/143 sayılı dava dosyası ile davacı ... ... tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 1685 parselin kuzeyinde kalan ve yaklaşık 4500 m2 yüzölçümünde olan taşınmaza yönelik olarak kadastro tespitine itiraz davası açılmış, mahkemece bu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, kadastro sırasında kadastro harici bırakıldığı anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmiş, hüküm 17. Hukuk Dairesinin 06.04.1995 tarih 1995/2105-2294 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş, ancak taraflar tarafından 10 günlük yasal süre içinde görevli ve yetkili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmadığından dosya Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmiştir.

Mahkemece (A) ile gösterilen 3992,31 m2'lik kısım yönünden davalılar ... ... mirasçıları ... ve ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine ... verilmiştir.

Oysa, çekişmeli taşınmaz yörede 1990 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tespit harici bırakılmış, bu işleme karşı davalıların murisleri ... ... kadastro mahkemesinde Hazine aleyhine dava açmış, mahkemece bu yere ilişkin olarak kadastro tutanağı düzen1enmemesi nedeni ile görevsizlik kararı verilmiş ve 10 günlük yasal süre içinde görevli ve yetkili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmadan kesinleşmiştir.

Bu dava dosyasında davalı Hazine 07.02.1991 tarihli cevap dilekçesi ile davaya karşı koymuş ve çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılacak yerlerden olmadığını bildirmiştir.

Olağanüstü zamanaşımı ile taşınmazın mülkiyetinin kazanılması, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen maddenin birinci fıkrası "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmaz davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve ... sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi taşınmazın mülkiyet haklarının tapu kütüğüne tescilini isteyebilir."

Çekişmeli taşınmaz 12.10.1990 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılmıştır.

Her ne kadar 3402 Sayılı Yasa ile dolu pafta sitemi kabul edilmek suretiyle tescile tabi olsun ya da olmasın tüm taşınmazların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilerek bunların geometrik ve hukuki durumlarının tespit edilmesi öngörülmüş ise de arazi kadastro ekibi bu hususu göz ardı ederek taşınmazı tescil harici bırakmıştır ve tescil harici kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir.

Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, 3402 Sayılı Yasanın 7/4 maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tescil harici bırakılma işlemi kesinleşir.

Tescil harici bırakılan bir yerin Medeni Yasanın 713. ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. Maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, bu işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.

Somut olayda; toplanan delil ve belgelere göre, tescil harici bırakılma işleminin yapıldığı 1990 yılı ile temyize konu davanın açıldığı 19.12.2005 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamıştır. Kaldı ki; davalı gerçek kişilerin çekişmeli taşınmaza yönelik olarak açtıkları herhangi bir dava da yoktur. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davalılar yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün 1996/8-768 E. - 1997/100 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E. -129 K., 10.11.2000 gün ve 2000/8-1264 E., 2000/1250 K., Sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama Dairemizde ve Hukuk Genel kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat niteliğini almış bulunmaktadır.

Ayrıca, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/41-1994/143 sayılı dava dosyası ile açılan davada davalı Hazine 07.02.1991 tarihli cevap dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılacak yerlerden olmadığını bildirmiş olup bu dava ile davaya karşı koymuş ve çekişmeli taşınmaz yönünden bir niza oluşmuştur.

İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 19.01.2007 tarih 2005/1-2007/1 sayılı kararında belirtildiği şekilde zilyetliğin kazanma sağlayabilmesi için 20 yıllık sürenin "davasız" sürmesi zorunludur. Kanun koyucu zilyetliğin davaya konu olmamasını amaçlamıştır. "Davasız" sözcüğü açık ve emredici bir hükümdür. Kanunda zilyet aleyhine açılan davadan söz edilmemiştir. Kanunun açık olduğu durumlarda yoruma ve gerekçeye başvurulamaz.

TMY.' nın 1. maddesi gereğince kanun özüyle ve sözüyle uygulanmalıdır. Kaldı ki; maddenin gerekçesinde " ... zilyede karşı bir istihkak ve müdahalenin önlenmesi davası olmasının niza (çekişme) sayılacağıdır." ifadesine yer verilmiştir. Zilyet aleyhine açılan ve olumlu sonuçlanan davanın zilyetlikle kazanmaya engel olacağı bilinen bir gerçektir. Taşınmaz malların aynıyla ilgili kararlar zamanaşımına uğramaz.

Hazine veya kayıt malikinin mirasçıları tarafından zilyet aleyhine alınan bir ilamdan sonra zilyetliğe değer verilmesi de mümkün değildir (HUMK. Md.237). Bu nedenlerle, gerekçe bilinen bir gerçeği belirtmekten ileri gidememiştir. Gerekçe bu yönüyle eksiktir. Öte yandan, zilyet tarafından açılan davaların dava sayılmayacağına ilişkin gerekçede bir hüküm olmadığından gerekçeye aykırılıktan da söz edilemez.

Bu nedenle, gerek zilyet tarafından Hazine veya malikin mirasçıları aleyhine, gerekse taşınmazın malikleri tarafından zilyet aleyhine yargı mercilerine yapılan başvuru teknik ve hukuki anlamda davadır ve bu davanın kesinleşmesinden itibaren yeniden 20 yıllık sürenin dolmuş olması gerekecektir ki, somut olayda davalılar yararına bu husus da gerçekleşmemiştir.

Bu nedenle, davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulü ile çekişmeli (A) ile gösterilen 3992,31 m2'lik kısmın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/1849, K. 2008/5486, 7 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1849
Karar No
2008/5486
Tarih
7 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/1849 K.2008/4683
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1851 K.2008/5768
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/1852 K.2008/5867
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1852 K.2008/5767
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1853 K.2008/5769
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/1854 K.2008/4201

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.