Davacı gerçek kişi, 18.05.2005 tarihinde kadastro mahkemesinde açtığı davada Akyazı İlçesi, ... Köyü 130 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendisi adına tespit edildiğini; ancak, yine murislerinden kendisine kalan ... alanı niteliğindeki, 2 parselin devamı olan ve dava dilekçesine ekli krokide (A) harfi ile gösterilen tahmini 16000 m2'lik taşınmaz bölümünün yörede 1949 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında kalmasına rağmen genel arazi kadastrosunca 1987 yılında yapılan hatalı aplikasyon esas alınmak suretiyle orman sınırları içinde bırakıldığını ve tespite konu edilmediğini ileri sürerek adına tespit gören 130 ada 2 parselin tespitinin de iptal edilip her iki taşınmazın birleştirilerek adına tespit ve tescilini istemiştir.
Mahkemece davacı adına tespit gören 130 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davaya konu olmadığı kabul edilerek 16.05.2007 tarihli oturumda bu parsele ait tespit tutanağının kesinleştirilmesi için tutanak ve ekleri Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş; davaya konu; doğusu 2 parsel, kuzey, ... ve batısı ormanla çevrili tahmini 16.000 m2'lik taşınmazın ise, orman kadastro sınırları içinde kalan, hakkında tespit tutanağı düzenlenmeyen yer olduğu, tespit tutanağı düzenlenmeyen yerlerle ilgili uyuşmazlıkların genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile kadastro mahkemesinin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini takiben dosyanın görevli Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede 1949 yılında ilk kez orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1986 yılında ilk tahdidin aplikasyonu, evvelce sınırlandırması yapılıp da herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış yerlerde orman kadastrosu ile 2/B uygulamaları yapılmış ve 29.06.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmayıp 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel kadastrodan önce yapılıp kesinleştiği, bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 22/4 maddesi hükümlerine göre tahditleri yapılarak kesinleşmiş ve tescil edilmiş ormanlara ait kayıt ve belgelerin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması gerektiği, H.G.K.'nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke de göz önünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu,
görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup davanın her aşamasında gözetilebileceği düşünülerek hüküm kurulmuş olmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25.03.2008 günü oybirliği ile karar verildi.