KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/278 E., 2008/3862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., 28.09.2005 günlü dilekçesinde ... Köyü Yoğsunlu mevkiindeki sınırlarını bildirdiği 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmazı 1997 yılında satın aldığını, 40 yılı aşkın zilyed edildiğini, içine ev yaptığını belirtip adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, B= 2006 m2 bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, T.M.Y.’nın 713. maddesi uyarınca açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde bugüne kadar genel arazi kadastrosunun yapılmadığı, 1990 yılında orman kadastrosunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, M.Y.nın 713. maddesinden kaynaklanan taşınmaz tescili istemine ilişkindir. Taşınmazın zilyedlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu yöntemince kanıtlanmalıdır.
Öncelikle; 1- Tescile karar verilen taşınmazın batı sınırı Karayolları Kamulaştırma alanı olup, bu sınır yönünden ilgisi nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmalı, kamulaştırma plan ve krokileri uygulanıp tescili istenilen taşınmazın kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı tespit edilmelidir.
2- Orman kadastrosunun 1990 yılında yapılıp kesinleştiği; ancak, asliye hukuk mahkemesinin 2007/185 E. sayılı dosyasında orman tahdidinin iptali davası bulunduğu anlaşılmasına rağmen, bu dosya getirtilip niteliği üzerinde durulmalı, bu davanın sonucunun beklenip beklenmeyeceği, mahkemece karar altına alınmalıdır.
3- Alınan uzman orman mühendisi bilirkişi raporunda yalnızca kesinleşen orman tahdidi uygulamasına göre taşınmazın (B) harfli 2005 m2 bölümünün orman sınırı dışında, A= 444 m2 kısmının orman sınırı içinde olduğu belirlenmiş, bu raporda tahditle irtibatlı kroki yetersiz olduğu gibi, orman tahdidinin iptaline yönelik açılan dava üzerinde de açıklama yapılmadığı gibi tahdidin 1990 yılında kesinleştiği kabul edilse dahi, taşınmazın öncesi itibariyle memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğrafında ne olduğu, orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
4- Tescile karar verilen taşınmazın doğru sınırı ... olup, bu konuda jeolog bilirkişi dinlenip derenin niteliği üzerinde durulmamış, açıklayıcı rapor alınmamıştır.
5- Dosyada ... Köyüne ait 33 numaralı ... Tevzi Komisyonunca yapılan tevzi krokileri bulunmasına rağmen keşifte uygulanıp tescili istenen taşınmazı kapsamına alıp almadığı tespit edilip bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır.
Dava, tapusuz taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak tescili istemine ilişkin olup, taşınmazın öncelikle orman sayılan yerlerden olup olmadığı tam olarak belirlenmeli, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetlik süre ve şartlarının davacı yararına gerçekleşmiş olması gerekir.
Açıklanan sebeplerle; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/278, K. 2008/3862, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama