Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.01.2006 gün ve 14983-113 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın 1954 yılında düzenlenen kadastro paftasında çalılık olduğu, alınan rapora göre tüm çevresinin 30-35 yaşlı bozuk kızılçam ağaçları ile kaplı bulunduğu, bu hali ile 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine göre orman bütünlüğünü koruduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı, bu nedenle gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı ...’un davasının reddine, karşı davacı Hazinenin davasının kabulüne, A=16000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasasının 713. maddesine göre tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın muhafaza ormanı kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.