Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/04/2007 gün ve 2007/3661-5461 sayılı bozma kararında özetle; "Davalı taşınmazın bulunduğu yöreye ait 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu paftası getirtilerek, paftasına orman yazılarak tespit dışı bırakılmış ise, bu durumda orman kadastrosu kesinleştiği tarihe kadar orman olarak kabulü gerekir. Bu durumda davannın reddine karar verilmeli, başka nedenle tesbit harici bırakıldı ise yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman haritası uygulanarak taşınmazın öncesi belirlenmeli ve sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık süre içinde zilyetliğe dayalı olarak açılan orman sınırlarına itiraz niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.