Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2006 gün ve 11711-11261 sayılı bozma kararında özetle; " Tescil davasına konu taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmişse de, Şölen Köyünde orman kadastrosunun yapılmadığı,1982 yılında kesinleşen arazi kadastrosu sırasında dava konusu yerin orman sahası içinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, tüm çevresinin de orman sahası olduğu ve bitişiğinde tapulama parseli bulunmadığı, ormanların zilyetlikle kazanılmalarının söz konusu olamayacağı bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği" açıklanmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve 06.07.2005 tarihli kadastro bilirkişi raporunda sınır ve koordinatları belirtilen 22663,50 m²’lik taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Bölgede 10.06.1982 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/03/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.