Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 37 parsel sayılı 21807.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ...
Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.10.2005 tarih ve 2005/9992 – 11588 sayılı kararı ile, (mahkemece, taşınmaz başında yapılan ilk keşifte hazır bulunan orman bilirkişisi, taşınmazın 2001 yılında yapılan orman kadastrosunda OTS dışında, memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğraflarında ise açık alanda kaldığını bildirdiği, orijinal renkli memleket haritasında konumunu nokta şeklinde gösterdiği ancak tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlemediği,
2. kez yapılan keşifte hazır bulunan bilirkişi ise, 1944 yılında yapılan bir tahdidin varlığından sözederek taşınmazın tahdit dışında kaldığını, memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğraflarında açık alana denk geldiğini açıklayarak sonradan renklendirilmiş memleket haritası üzerinde basit biçimde konumunu gösterdiği ve yine tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlemediği,dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı,mahkemece, bu hususta araştırma yapılmadığı,tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı,
kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, bu nedenlerle, öncelikle kesinleşen tahdit bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanması,
kesinleşen orman kadastrosu var ise tapulama paftası ile orman tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, en az 4 ya da 5 OTS noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu saptanması,kesinleşmiş bir tahdit yok ise, bu kez yöreye ait en eski tarihli, orijinal renkli (elle boyama olmayan) ve kenar işaretleri taşıyan memleket haritası ile pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmesi, çekişmeli parselle birlikte yakın çevresindeki komşu parselleri de net bir şekilde gösterir nitelikte konumu belirlenmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın reddine, ... köyü 101 ada 37 nolu parselin kadastro tespiti gibi tapuya TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacı ... YÖNETİMİ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.