İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1026 K.2009/8235

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2009/1026Karar2009/8235Tarih14 Mayıs 2009Okuma7 dk · 1.307 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/1026 E., 2009/8235 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.307 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.11.2005 gün ve 2005/3001-3628 sayılı bozma karanda özetle “ makemec yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, dayanılan tapu kaydının uygulamasının komşu parsel kayıtları ile denetlenmediği, bu nedenle dayanılan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tesis ve tedavüllerinin, komşu parsel kayıtlarının, kayıt malikinin veraset ilamın geritlimesi ve tapu kaydının yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, Davacı ...

10.12.1999 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1355 ve 1356 sayılı parsellerin Kadastro Mahkemesi kararı ile Hazine adına tescil edilmişse de bu parsellerin murisi evveline ait K.Evvel D. 1291 Tarih ve 134 sıra numaralı tapu kadı kapsamında kaldığı, tapu kayıtlarının iptali ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal tescile ilişkindir.

Çekişmeli ... Köyü 1355 ve 1356 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve ... ... Vakfının tapulu taşınmazları yönünden ...

Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir.

Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.

Mahkemece bozma kararı gereği işlem yapılarak, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının İstanos (Koruteli) ilçesi ... Köyüne ait kayıt olduğu ve çekişmeli parsellerin bulunduğu ... ilçesi merkez ...

Köyüne ait bir kayıt olmadığı, bozma kararından önce, kesinleşmiş orman kadastrosu, makiye ayırma, 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu uzman bilirkişi ve ... elemanı bilirkişi raporlarıyla, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 1356 parselin tamamının 1355 sayılı parselin ise (A) ile gösterilen 5890 m2 bölümünün orman sınırları içinde, 1355 parselin (B) ile gösterilen 500 m2 bölümünün ise tahdit dışında bırakıldığı, kısmen Akdeniz makisi olarak ayrıldığı, kısmen 1952 yılında makiye ayırma işlemine konu edilmediği,

her iki parselin de 1942 yılı orman

-2- 2009/1026-8235

tahditini yok sayarak 1976 yılında yapılan işlemde orman sınırları dışında bırakıldığı, Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 5653 sayılı yasa ile değişik 3116 sayılı yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı,

yörede 1953, 1957 ve 1963 yıllarında yörede makiye ayırma çalışması yapan komisyonlar yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştıkları, bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemlerine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı,

makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, 1952 yılında Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmayan ve yine Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak görev yapmayan maki komisyonunca kısmen 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında, kısmen içinde bulunan ve Akdeniz sahil şeridine kadar dayanan köy toplu ... arazilerini, meraları tepeleri, tarıma uygun olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile ...

Köyü Yerleşim yerini de içine alan çok geniş bir alanın makilik saha olduğundan söz edilerek makilik olarak belirlendiği, 1976 yılında görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 1952 yılı maki çalışmalarına değer vermeyerek ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece ... ...

Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, tahditin hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, 1942 yılı tahditinin tamamı iptal edilmiş gibi yeniden orman kadastrosu yapılacağı Orman Kadastro Komisyonunun 03.06.1976 tarihli ve 1 nolu tutanağında belirtildikten sonra, kısmen 1942 yılı tahdit hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve 1942 yılı tahdit hattı dışında kalan ancak niteliği eylemli orman olan bir kısım yerlerin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırıldığı,

daha sonrada 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yaparak, bir kısım ormanların 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kayıp etmesi nedeniyle orman dışına çıkartılarak, 24.07.1976 tarihli (36) nolu işi bitirme tutanağı düzenlendiği,

23.11.1976 tarihli (37) nolu tutanakla da, yapılan işlemlerin ilan edilmesine karar verildiği ve bu ekip çalışmalarının ilanı üzerine süresinde yapılan itirazların incelendiği ve 09.11.1976 günlü (5) numaralı itirazları inceleme tutanağında “...4 nolu Orman Kadastro Ekibince 1744 Sayılı yasa gereğince nitelik kaybı nedeniyle (2) numaralı poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1952 yılında makiye ayrıldığı,

.bu sahanın eskiden beri köy arazisi ve köy yerleşim alanı olarak kullanıldığı cüz i bir kısmının orman sayılmayan makilik alan olduğu görülmekle 2 nolu parselin(2 nolu 2. Madde poligonunun) orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemlerin bu şekilde düzeltilmesine” karar verildiği, 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak 1976 yılında ilk kez yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasına konu edilmediği,

yapılan işlemlerin ilanından sonra ilan tarihlerinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 11. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin de geçmesiyle kesinleştiği, taşınmazların 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde devlet ormanı olduğu belirlenip,

Doğal ... ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmayacağı, bunun için yasal olanak bulunmadığı, bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulmasının da, taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremeyeceği (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, sadece ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu

-3-

2009/1026-8235

yok sayarak, 1942 yılında orman olarak sınırlandırılan alanları orman sınırları dışında bırakan karar ve işlemlerin ikinci kadastro olması nedeniyle hukuki değer taşımazsa da(3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi), 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanlarının sınırlandırılıp, 4785 sayılı yasa ile (istisnalar dışında) özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanların devletleştirildiğinden ve 5658 sayılı yasada Vakıf ormanlarını iade edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 1942 yılı tahditi dışında kalan yerlerde, 7 Numaralı Komisyonun 1976 yılında 4785 sayılı yasa hükümlerine göre yaptığı çalışmayla devletleştirilen orman alanı olduğu belirlenen yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının yasaya uygun olduğu,

Orman kadastrosunun ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiği ve orman kadastrosu kesinleştiği, çekişmeli taşınmaz ister 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olsun, isterse 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında olması nedeniyle, 1976 yılında 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılsın, her iki halde de dava konusu taşınmazın hukuken orman olduğu, hak düşürücü süreler geçmiş olduğundan davalının orman kadastrosu iptal ettirebilmesi için dayanacağı hiçbir yasa hükmü bulunmadığı,

her ne kadar taşımazlar orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanıysa da, Hazine tarafından parseller orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceği gibi, Orman Yönetimi tarafından bu yerlerin tapularının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açılabileceği,

Kadastro Mahkemesinin 15.09.1992 gün ve 1991/363-1805 sayılı. ... köyü 1355 sayılı parsele ilişkin kararında davalı sıfatıyla yer alan ... ...’in davalının akrabası, Kadastro Mahkemesinin 03.02.1994 gün ve 1991/387-76 sayılı ... köyü 1356 parsele ilişkin kararında davalı sıfatı taşıyan ... ...’ın ise davacının kardeşi olduğu, bu kararlar taraf olmayan davacı için kesin hüküm oluşturmasa da, güçlü delil oluşturduğu, kesin delillerin de kesin deliller ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafın kesinleşen mahkeme kararlarının aksini ispatlayan kesin deliller sunmadığı konuları gözetilerek,

gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/1026, K. 2009/8235, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1026
Karar No
2009/8235
Tarih
14 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1027 K.2009/7723
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/1027 K.2009/3254
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1028 K.2009/8720
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/1028 K.2009/3070
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/1028 K.2009/3046
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1029 K.2009/7715

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.