İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/10923 K.2009/15861

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2009/10923Karar2009/15861Tarih27 Ekim 2009Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/10923 E., 2009/15861 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ekim 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

1971 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu sırasında Sultançiftliği 661 parsel sayılı 5.333 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Sarıçalık Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığından kadastro dışı bırakılmıştır.

1979 yılında yapılan ek kadastro sırasında 661 parsel numarası ile 5.333 m2 yüzölçümlü olarak Nisan 1961 tarih 149 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile tapulu yerlerin sahiplerine döneceğinden söz edilerek ... adına tespit edilmiştir.

İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazine, 661 parsel sayılı taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/44 - 1981/32 sayılı ilamı ile.

28.06.1979 tarihinde yapılan tespitin ikinci kadastro olduğundan kadastro tespitinin ve kadastro komisyonu kararının yok hükmünde olduğu, 1971 yılında yapılan ilk kadastrodan sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapıldığından kadastrodan sonraki tarihli hukuki sebeplere dayalı olarak açılan tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle 661 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının ve kadastro komisyonu kararının iptaline, tescil istemi hakkında davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeden 1502.1982 tarihinde kesinleşmiştir.

Halen dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemiştir.

Davacılar ... ve .... Sultançiftliği 661, 25 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların babaları ...’den irsen kendilerine intikal ettiği, tapu kayıtlarının bulunduğu, taşınmazların orman tahdidi içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı, yasa gereği tapulu yerlerin sahiplerine döneceğinden taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.

Hazine, Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca 14.10.2008 tarihli oturumda mahkemeye sunduğu dilekçede ve beyanında. 661 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tescile karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, 661 parsel sayılı taşınmazın tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin yasa gereği Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, 25 ada 4 ve 5 parsellerinde 2510 Sayılı Yasa uyarınca dağıtılan yerlerden oldukları, kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir revizyon verilmediğinden zeminde yerlerinin tespit edilemediği gerekçesi ile davacı kişilerin davalarının reddine karar verilmiş, hüküm karşı davacı Hazine tarafından 661 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz edilmiştir.

Dava, 1744 sayılı yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tescil niteliğindedir.

Hazinenin temyiz itirazları 661 parsel sayılı taşınmaza yönelik olup mahkemece bu yer hakkında verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Şöyle ki.

Her ne kadar davacı kişilerin tutundukları Nisan 1961 tarih 149 sıra nolu tapu kaydı 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında temyize konu taşınmaza uygulanmış ise de Hazinenin itirazı üzerine Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/44-1981/32 sayılı ilamı ile 661 parsele ilişkin tespit iptal edilmekle geçerlilik kazanmamış ve davacılar adlarına yeni bir kayıt oluşmamıştır.

Çekişmeli taşınmazın 3116 tahdit haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile nitelik kaybı sebebiyle orman rejimi dışına çıkarıldığı tüm dosya kapsamıyla sabittir. 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.

Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı anlaşılan ….sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü,

sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. ,

1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren "Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük"ün 34. maddesi "Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler.

Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır". Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi "inceleme kurulları ... esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar". Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu.

6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;

1) Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmamıştır.

2) 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.

3) Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet hakkı kazandırmaz).

4) Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.

5) Dayanılan tapu kaydı, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.

6) Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.

7) Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.

1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir.

O halde; somut uyuşmazlıkta, davacının tutunduğu tapu kaydı yörede orman kadastrosunun kesinleştiği 1938 tarihinden sonra oluşturulduğu gibi , dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu;

ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığından yine bu taşınmazın orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemez.

Dava konusu yer 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu orman rejimi dışına çıkartılmayıp aynı Yasanın 2/1. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkartılmış olduğu bir yana,

çekişmeli taşınmazın 1938 yılında yapılan ilk orman tahdidinde orman sınırı içinde iken dayanak tapu kaydının kökünün 2510 Sayılı Yasa uyarınca 22.12.1944 tarihinde oluşturulduğu anlaşıldığından tapu kaydının hukuki değer taşımadığı gibi hukuki değeri olmayan tapunun 1744 Sayılı Yasanın 2.madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarma işleminde esas alınması ve sahipleri adlarına orman sınırı dışına çıkarılması da söz konusu olamaz.

Açıklanan nedenlerle, davacı kişiler tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu sebeple, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığından 6831 Sayılı Yasanın 2/3 ve 2924 Sayılı Yasanın 3. maddeleri gereğince Hazine adına tapuya tescil edilip edilmediği araştırılarak, tapuya tescil edilmemiş ise Hazine adına tescil edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 661 parsel yönünden BOZULMASINA 27.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/10923, K. 2009/15861, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/10923
Karar No
2009/15861
Tarih
27 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/10923 K.2009/16770
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/10923 K.2009/18273
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/10924 K.2009/15374
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/10924 K.2009/13524
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/10924 K.2009/18272
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/10925 K.2009/14728

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.