KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/11117 E., 2009/14062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ...
Köyu 105 ada 1 parsel sayılı 684,44 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yine bu parselin bitişiğinde bulunan ve üzerinde ev ve müştemilatı bulunan yerin yörede 1981 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalının orman sınırları içinde kalan yere müdahalesinin önlenmesi ve adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 04.06.2008 günlü ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 511,53 m2'lik bölüm ile (B) ile gösterilen 211,52 m2'lik bölümün tapu kaydının iptaline, ... parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu, 1988 yılında yapılan ve 25.06.1988 tarihinde kesinleşen 2B ve aplikasyon işlemi bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1994 yılında yapılmış ve çekişmeli taşınmaz kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Karara dayanak alınan 12.06.2008 tarihli orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 511,53 m2'lik kısım ile (B) ile gösterilen 211,52 m2'lik kısmın tahdit içinde, (C) ile gösterilen 472,92 m2'lik kısmın tahdit dışında olduğu belirtildiği halde, geri çevirme üzerine alınan ek raporda ise, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 362,96 m2'lik kısmının tahdit içinde, (B ve C) bölümlerinin tahdit dışında olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle rapor çelişkili olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp,
değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/11117, K. 2009/14062, 1 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama