İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16284 K.2009/16549

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2009/16284Karar2009/16549Tarih12 Kasım 2009Okuma7 dk · 1.339 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/16284 E., 2009/16549 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.339 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine 22.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle ...

Mahallesi 3494 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakılıp, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle de Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın KISMEN KABUL VE REDDİNE, çekişmeli parselin 05.01.2009 günlü bilirkişi krokisinde kırmızı ile taranarak gösterilen 74 m2 bölümünün tapusunun iptali ile 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. Maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide sarı ile taranarak gösterilen 470 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 470 m2 bölüme, davalı gerçek kişi vekili tarafından da 74 m2 bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiştir.

Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.

Arsa niteliğiyle tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda gerçek kişi adına tesbit edilen ... köyü 205 sayılı parselden, itirazları Tapulama Komisyonunca red edilen Orman Yönetimi ile Vakıflar Yönetimi tarafından açılan dava sonunda, Vakıflar yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu saptanarak, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/304-210 sayılı kararının kesinleşmesiyle, ifrazen Vakıflar Yönetimi adına tescil karar verilen 27250 m2 yüzölçümündeki 386 sayılı parsel ile, genel kadastroda yol olarak tapulama dışı bırakılan alanların 2981 sayılı yasa hükümlerin göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.

1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin ... köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, 1976 yılında yapılıp, 1978 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,

Çekişmeli parselin fen bilirkişi Özlem Delibaş tarafından dözenlenen 05.01.2009 tarihli krokide kırmızı ile taranarak gösterilen ve genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanda kalan 74 m2 yüzölçümündeki bölümünün, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1976 yılında yapılan ve 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek, 24.03.1977 tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava kadastrodan sonraki nedene dayandığından somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı,

baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.(E.M.Y.931- İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı,

Orman alanlarıyla, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki "... diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde,

bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.'nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen "... kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı,

başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.'nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu,

H.G.K'nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.'nın 1023.

(931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10.

Maddesi uyarınca, Orman Yasasının.

20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek çekişmeli parselin 24.02.2009 tarihli ek bilirkişi krokisinde gösterilen 74 m2 bölümüne ilişkin,

davalı gerçek kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu bölüme ilişkin hükmün aleyhine onanması gerekmiştir.

2) Davacı Hazinenin çekişmeli parselin aynı bilirkişi krokisinde sarı ile boyanarak gösterilen 470 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parseli bu bölümünün de, 1947 yılı orman tahditi içinde bırakılıp, 1952 yılında yasa öve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak kurulan ve çalışan makiye ayırma komisyonunca Akdeniz Makisi olarak ayrılmış, daha sonra 1976 yılında yapılan 1744 Sayılı Yassa değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, çekişmeli parselin, gerçek kişiler adına tesbit edilen 205 sayılı parselin kadastro tesbitine, Orman Yönetimi,

Vakıflar Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin itirazı üzerine, Orman Yönetiminin ve Vakıflar Yönetiminin davalarının kısmen kabulüne, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen 27250 m2 bölümün Murat Paşa Vakfı adına tapuya tesciline, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen 23250 m2 bölümü ise 46/1 madde gereğince son parsel numarasıyla orman niteliğiyle tapu kütüğüne aktarılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/304-210 sayılı kararlarının kesinleşmesiyle, 205 sayılı parselden ifrazen Murat Paşa Vakfı adına tapuya tescil edilip,

21.6.1983 tarihinde Antalya su Durağı Arsa ve Arazi edindirme ve Mesken Yapı kooperatifine satılan, 23250 m2 yüzölçümündeki 386 sayılı parselin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu, sözü edilen Tapulama Mahkemesi kararının davalı gerçek kişilerin bayisi, Vakıflar Yönetimi, ve sonrada S.S.

Antalya su Durağı Arsa ve Arazi Edindirme Kooperatifi ile Orman Yönetimi arasında, çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin, 3402 Sayılı Yasanın 34 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasanın 55. Maddesi gereğince, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında hüküm oluşturduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunan taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işlemine değer verilemeyeceği gözetilerek bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişi vekilinin, yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle de davacı Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli ... köyü 3594 ada 1 sayılı parselin tamamına ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazinenden harç alınmasına yer olmadığına 12/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/16284, K. 2009/16549, 12 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/16284
Karar No
2009/16549
Tarih
12 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16285 K.2009/16553
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16286 K.2009/16548
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16287 K.2009/16561
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16288 K.2009/16560
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16289 K.2009/16557
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16290 K.2009/16551

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.