KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/17336 E., 2009/17159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 171 ada 1 parsel sayılı 143653,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Uluyol Devlet Ormanı niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, bu taşınmaz içinde kendisine ait Ocak 1949 tarih 19 numarada tapuya kayıtlı tarlası kaldığı, bu kısmın tapusunun iptali ile adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 02.07.2007 tarihli krokide (A)=1200 m2'lik taşınmazın tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesine göre açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmış ve 26.12.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacının dayandığı Ocak 1949 tarih 12 nolu tapu kaydı, hasımsız olarak Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 1948/94-110 sayılı ilamı ile oluşmuş olup, yüzölçümü 4000 m2’dir. Bu taşınmazın 3680 m2’lik kısmı, Karayolları Genel Müdürlüğünce Antalya-Konya karayolunun yapımı sırasında 1979 yılında kamulaştırılmıştır. Geri kalan kısmı ise 2002 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 171 ada 1 nolu orman parseli içinde kalmıştır.
Taşınmazın dört tarafında halen eylemli orman bulunduğundan, kayıt miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığının kabulü gerekir. Bu nedenle. 4000 m2 miktarındaki tapu kaydının, 3680 m2’si kamulaştırıldığından, davacı adına ancak, geri kalan 320 m2’lik tescil edilebileceğinden, 1200 m2'lik bir alanın davacı adına tescil edilmesi doğru değildir.
Bu nedenle mahkemece fen bilirkişi ile yeniden yapılacak keşifte; davacı tarafından kullanılan eski tarla yeri belirlenerek ve sabit sınırdan başlanarak 320 m2’lik alan belirlenerek infaza elverişli koordinatlı kroki düzenlettirilerek bu bölümün davacı adına tescil edilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/17336, K. 2009/17159, 20 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama