İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/17986 K.2010/392

Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılmış olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescili, el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı…

Esas2009/17986Karar2010/392Tarih21 Ocak 2010Okuma7 dk · 1.391 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/17986 E., 2010/392 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.391 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılmış olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescili, el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi, 19.11.2008 tarihli dilekçesiyle ... ... ilçesi ... mevkiinde bulunan 1513 sayılı parselin kısmen, 1514 sayılı parselin ise tamamen, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğunu, devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davaların el atmalarının önlenmesini istemiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmazların 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditinde ...

Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığını ancak, 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile 1513 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) bölümü ve 1514 sayılı parselin (D) ile gösterilen bölümünün Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılması nedeniyle Orman Yönetiminin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile 1513 sayılı parsele ilişkin davanın TAMAMININ KABULÜNE, 1514 sayılı parsele ilişkin davanın ise KISMEN KABULÜNE, 1513 sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 426 m2 yüzölçümündeki bölümü ile,

1514 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 9045,27 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve ayrı bir parsel numarasıyla ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu bölümlere el atmaların önlenmesine,

çekişmeli 1513 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1514 sayılı parselin ise krokisinde (D) ile gösterilen bölümlerinin aynen tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından çekişmeli 1513 sayılı parselin (B) ve 1514 sayılı parselin (D) bölümlerine, davalı gerçek kişi tarafından da çekişmeli 1513 sayılı parselin (A) ve 1514 sayılı parselin (C) bölümlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılmış olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle tescili, el atmanın önlenmesine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur. Daha sonra 1982 yılında yapılıp ilan edilen ancak itirazlar incelenmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması, 1988 yılında başlanıp 1990 yılında tamamlanıp, 22.02.1991 ila 29.08.1991 tarihlerinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan. Aplikasyon sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.

-2- 2009/17986-2010/392

... birliğinde 1957 yılında yapılan genel kadastroda, 1513 ve 1514 parsel sayılı sırasıyla 11400 m2 ve 12900 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesiz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... ... adına tesbitleri itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 15.07.2008 tarihinde davalılar intikal etmiştir.

1) İncelenen dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazların 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ...

Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı ve kesinleşen orman kadastrosunun aynı yasanın 13. maddesi gereğince Hazine adına tescil edildiği, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayırma işlemi yapılmışsa da "yeryer erozyonun da mevcut olduğu sahada; yayılmış vaziyette meşe, kayın, kestane, ıhlamur ağaçlarının görüldüğü, yaşlarının 20 - 40 olduğu, meyilin % 30 - 50 arasında bulunduğu,

muhafaza karakteri taşıdığı için 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi şumulüne girmediğinden evvelce maki olarak tefrik edilip, iki parça 388 hektar sahanın orman olarak mütalaa edilmesi gerektiği konusundaki rapor üzerine 28.12.1962 tarihinde iptal edildiği, toprak tevzi komisyonunca dağıtım yapılmadığı, taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kalmaya devam ettiği, bu nedenle, 23.08.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle bir bölümünün P.LIV nolu poligon numarası verilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı,

taşınmazların eğiminin % 30-50 olduğu, 1513 sayılı parselin üzerinde seyrek meşe ağaçları bulunduğu, 1514 sayılı parselin ise tamamen orman ağaçları ile kaplı olduğu, bu güne kadar hiçbir tarımsal faaliyetin yapılmadığı ve koruma makisi olduğu anlaşılmaktadır.

Makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.'nın 22.03.1996 gün 5-11 kararı ile yine H.G.K.'nun Y.K.D'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında başka tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Taşınmazın eğim ölçer aleti ile belirlenen eğiminin % 30 olduğu, üzerinde halen maki bitki örtüsü bulunduğu, bu haliyle orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı görülmektedir.

5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/son ve 43. maddesi gereğince orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin muhafaza ormanı olması nedeniyle, 1. Hukuk Dairesinin 19.09.2001 gün ve 8253/9337 sayılı ve 14.10.1999 gün 7693/9956 sayılı ve 27.03.2003 gün 2666/2623 sayılı kararları ve konu ile ilgili 20. Hukuk Dairesi kararlarında kabul edildiği gibi orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan makilikler "muhafaza ormanı" sayıldığından makiye ayrılamaz ve toprak tevzi yoluyla dağıtılamaz, dağıtılmış olsa bile yolsuz olarak oluşturulan böyle bir tapuya yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararına rağmen değer verilemez.

Orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makiliği alanlarında 28.03.1996 gün 1993/5-1996/1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmamaktadır.Maki komisyonlarının yaptığı işlem orman sınırı dışına çıkarma işlemi değil "makilik yer olduğunu belirleme" işlemidir ve orman idaresinin iç işlemidir. 5653 Sayılı Yasada ve bu yasa uyarınca çıkartılan yönetmelikte maki komisyonlarına "orman sınırı dışına çıkartma" yetkisi verilmemiştir.

Aslı orman olan bir yerle yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan makiye ayırma işlemi yok hükmünde olduğu gibi Orman Yönetimi tarafından her zaman iptal edilebilir. Nitekim somut olayda olduğu gibi 1962 yılında iptal edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazlar 1945 yılında yapılan ve Hazine adına tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve fiilen orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, ancak, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle yolsuz (T.M.Y’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olduğu, malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026 (E.M.Y.

934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve

-3- 2009/17986-2010/392

geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.

(E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralı uygulanamayacağı gibi, eylemli orman olan ve bu güne kadar hiçbir tarımsal faaliyet bulunmayan taşınmazı bu haliyle ve orman olduğunu görerek ve bilerek satın alan davalıların iyi niyetli olduğunun dahi kabul edilemeyeceği,

davalıların taşınmazı satın alırken ödedikleri bedeli kendilerine satan kişi ve kişilerden sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği gözetilerek çekişmeli 1513 sayılı parselin (A) ile gösterilen 426 m2 ve 1514 sayılı parselin (C) ile gösterilen 9045,27 m2 bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davacı ... Yönetiminin çekişmeli ... İlçesi 1513 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 10984 m2 ve 1514 sayılı parselin (D) ile gösterilen 3854,73 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda birinci bendde söz edildiği gibi çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, eylemli orman olduğu saptanmıştır.

Mahkemece, taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ise de, nitelik kaybı nedeniyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, bu nedenle Orman Yönetiminin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi hükmüne göre “….. orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler,

talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir.Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına orman niteliği ile tescil edilir.” Bu yasal düzenleme ve 3224 Sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Yasa ve hükümleri gözönünde bulundurulduğunda 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan alanların Hazine adına tescil edilmesinde Orman Genel Müdürlüğünün yararı, dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek,

davanın Hazineye yaygınlaştırılması için davacı yönetime olanak verilmesi ve bu bölümlerle ilgili davanın esası hakkında da karar verilmesi gerekirken bu bölümlere ilişkin davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İkinci bendde açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli ... ilçesi ... mevkii 1513 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 10984 m2 ve 1514 sayılı parselin (D) ile gösterilen 3854,73 m2 bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21.01.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/17986, K. 2010/392, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/17986
Karar No
2010/392
Tarih
21 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/17987 K.2010/398
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/17989 K.2010/886
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/17992 K.2010/881
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/17998 K.2010/106
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/17998 K.2010/115
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/17999 K.2010/285

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.