İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1828 K.2009/4239

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL-EL ATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, MUARAZANIN ÖNLENMESİ, 2/B ŞERHİNİN KALDIRILMASI davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... Gayretli…

Esas2009/1828Karar2009/4239Tarih16 Mart 2009Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/1828 E., 2009/4239 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL-EL ATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, MUARAZANIN ÖNLENMESİ, 2/B ŞERHİNİN KALDIRILMASI davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... Gayretli mirasçıları vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2004 gün ve 9156 esas, 8874 karar sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu ... 41 parsel imar uygulaması ile 35 ada 1 parselin ... Gayretli adına tapuda kayıtlı olduğundan, mirasçılarının gösterir veraset ilamı dosyaya getirtilerek taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının incelenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmiştir.

Davacı ... mirasçıları maliki bulunduğu ..., 35 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğu halde, yönetim tarafından daha sonra hatalı hat uygulamasıyla kısmen orman sınırı içine alındığını öğrendiklerini ileri sürerek hatalı olarak oluşturulan orman sınır hattının düzeltilerek muarazanın önlenmesi ve 2/B şerhinin iptali istemiyle 13/05/2002 tarihinde SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2002/414 sayılı esasında dava açmıştır

Diğer yandan davacı ORMAN YÖNETİMİ, ..., 35ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde orman sınırına uyulmadan kişi adına oluşturulan tapunun ikinci kadastro sayılacağından geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davalıların el atmasının önlenmesini üzerindeki her türlü yapı ve tesisin yıkılmasını istemiyle 21/6/2007 tarihinde SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2007/249 sayılı esasında dava açmıştır.

Mahkemece, davalar bağlantı nedeniyle bileştirilerek; davacı ... Gayretli mirasçılarının davasının kısmen kabulüne, dava konusu ..., 35 ada 1 parsel sayılı ARSA niteliği ve 1753 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 18.12.2007 tarihli krokide ... ... 754,03 m2’lik kısmının tapu kütüğündeki şerhler hanesinde (6831 sayılı orman yasasının 2/B madde uygulamasına tabidir) şerhinin kaldırılmasına, bu kısma davalı Orman Yönetiminin muarazasının önlenmesine, davacı Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın aynı krokide yeşile ... 998,97 m2’lik kısmının davalıların murisi adına

olan tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, üzerinde bulunan her türlü bina ve tesisin kal’ine karar verilmiş, hüküm davacı ... Gayretli mirasçıları vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi, yıkım, muarazanın önlenmesine ve 2/B şerhinin iptaline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak 24/03/1938 tarihli resmi gazetede ilan edilmek suretiyle kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 28/08/1979 ve itirazlı yerler için 04/11/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen “daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 29/12/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.

Yörede 1958 yılında yapılan tapulama sırasında ... 41 parsel sayılı taşınmazın 1936 tarih 137 tahrir nolu vergi kaydı ile kişi adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan imar uygulaması ile, yol ve park olarak ayrılan yerler ve dava konusu 35 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu imar parsellerinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır.

Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.

Tüm dosya kapsamından yörede henüz 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosunun yapılmadığı,orman yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açtığı ve mahkemece yapılan keşifte ,uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak,

2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı,sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre inceleneceği,

hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınacağı” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak yaptığı uygulama sonucu,

aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla desteklendiği,buna göre 41 sayılı ana parselin,imar ile oluşmuş dava konusu 35 ada 1 sayılı parsel bölümünün kısmen orman tahdidi içinde kısmen dışında kaldığı anlaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunduğuna uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,

taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934.

İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla;

sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 16/3/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/1828, K. 2009/4239, 16 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1828
Karar No
2009/4239
Tarih
16 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/1829 K.2009/1783
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/1829 K.2009/2139
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/1829 K.2009/1925
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/1830 K.2009/1926
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1830 K.2009/5502
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/1830 K.2009/2140

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.