İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/19825 K.2010/596

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2009/19825Karar2010/596Tarih25 Ocak 2010Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/19825 E., 2010/596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı gerçek kişiler, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 439 ve 1305 numaralı parsellerin tapu kaydının iptali ile sınırları belirtilen kısmın adlarına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman olması nedeni ile tespit dışı bırakıldığı, daha sonra 1990 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, orman tahdidinin kesinleştiği tarih ile dava tarıhi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 20.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır .

1) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 439 parsel numarası ile tespit edilen taşınmazın tapulama tutanağına ... ve arkadaşları tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tapulama mahkemesinin 1966/1031-1979/11 sayılı kararı ile taşınmazın (B) ile gösterilen 358375 m2 kısmının mera olarak sınırlandırılmasına, (A) ile gösterilen 12000 m2 kısmının ... ... oğullarından ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

Bu mahkeme kararı gereğince 439 parsel sayılı taşınmaz ifraz edilmiş ve (A) ile gösterilen kısım 765 parsel numarasıyla 12000 m2 olarak gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiş, (B) ile gösterilen 358375 m2 kısımda mera niteliğinde olduğundan terkin edilmiş ve mera olarak sınırlandırılmıştır.

Dava konusu olan ve fenni bilirkişi krokisinde (B) ve (C) ile gösterilen kısımlar mahkeme kararı ile mera niteliğinde olduğu saptanan ve mera olarak sınırlandırılan bölümde kaldığı anlaşılmaktadır.

Mahkeme kararı ile mera olarak sınırlandırılan bu bölümün daha sonra kanal geçmesi nedeni ile 1121 - 1122 - 1123 - 1124 - 1125 - 1126 ve 1127 parsellere ayrıldığı ancak meralar tapuya kayıt edilmediğinden 1121 - 1122 - 1123 - 1124 - 1125 - 1126 ve 1127 nolu parsellerin tapu kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2004 tarihli rapor ve krokide (B) ve (C) kısımlarının 1121 nolu parsel içinde bulunduğu bildirilmiştir.

1121 - 1122 - 1123 - 1124 - 1125 - 1126 ve 1127 nolu parseller kadastro parselleri olmayıp kanal geçmesi nedeni ile oluşan mera parsellerdir ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince “ Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya

-2- 2009/19825-2010/596

bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler.” yani mera vasfı mahkeme kararı ile tespit edilen (B) ve (C) ile gösterilen kısımların zilyetlikle kazanılması ve özel mülkiyete konu olması söz konusu değildir. Bu nedenle davacıların (B) ve (C) ile gösterilen kısımlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu kısımlara yönelik hükmün ONANMASINA,

2) Davacıların (A) kısmına yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının 1305 parsel içinde kaldığı bildirilmiştir. 1305 numaralı parselin bulunduğu alan yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ORMAN niteliğiyle tespit dışı bırakılmış ve işlem kesinleşmiştir. Daha sonra 2003 yılında 1305 parsel sayılı taşınmaz hazine adına ihdasen oluşmuştur.

Dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dişi bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığı, ancak; yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecek ve tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacaktır.

Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyecektir (Yüksek H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 Sayılı kararı da bu yöndedir).

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1990 yılında yapılmış ve 20.4.1990 tarihinde ilan edilerek 20.10.1990 tarihinde kesinleşmiş ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.

Taşınmazın Medeni Yasanın 713 maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.

Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılma işleminin yapılıp kesinleştiği 20.10.1990 tarihi ile temyize konu davanın açıldığı 15.03.2004 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamış olup, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden ve davanın reddine dair verilen karar da bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların (A) kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu kısma yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/19825, K. 2010/596, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/19825
Karar No
2010/596
Tarih
25 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/19825 K.2010/904
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/19826 K.2010/913
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/19826 K.2010/200
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/19827 K.2010/895
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/19828 K.2010/551
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/19828 K.2010/912

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.