İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/2008 K.2009/6075

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2009/2008Karar2009/6075Tarih8 Nisan 2009Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/2008 E., 2009/6075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.178 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, 13.11.2007 günlü dava dilekçesinde ... Köyü 1081 parselin ifrazıyla oluşan 1426 parselin (6300 m2) tapu kaydında 2/B şerhi bulunduğunu, ancak aynı taşınmaz hakkında Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/439 sayılı dosyasında reddine karar verildiği, böylece tapudaki 2/B şerhinin dayanağının kalmadığını bildirerek, şerhin silinmesini istemiş, mahkemec kesin hüküm nedeniyle davanın kabulüne, taşınmazın tapu kaydında yeralan 2/B şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin silinmesine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.07.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Yörede 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma işlemi bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında kesinleşmiştir.

Mahkemece Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/439 sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davacı gerçek kişinin 2B şerhinin silinmesi istemli davasının kabulüne karar verilmiştir.

Maddi anlamda kesin hükmü düzenleyen H.Y.U.Y.'nın 237. maddesine göre “kesin hüküm ancak konusunu oluşturan husus hakkında geçerlidir. Kesin hüküm vardır denilebilmesi için iki tarafın ve dava konusunun ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir” şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı gibi kesin hükmün varlığından söz edebilmek için davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.

Bu koşullardan birincisi davanın konusu, dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Taşınmaza ilişkin davalarda dava konusu, taşınmazın kendisidir. Ancak, aynı taşınmaza ilişkin değişik hakların dava konusu edilmesi halinde taşınmaz aynı olmasına rağmen dava konusunun aynı olduğundan söz edilemez. Örneğin: Davanın tarafları ve taşınmaz aynı olmasına rağmen, mülkiyete ilişkin dava reddedildikten sonra aynı taşınmaz hakkında irtifak ... dava edilebilir.

Kesin hüküm koşullarından ikincisi dava sebebidir ki; bilimsel görüşler ile yerleşik yargısal kararlar da, dava sebebi davanın dayandırıldığı vakıalar olduğu kabul edilmektedir. Dava sebebi, hukuki sebepten ayrıdır. Mahkeme yargılama sırasında dava sebebi ile bağlı olup, başka sebepleri inceleme konusu yapamaz.

Örneğin: Gerçek kişi adına tapulu taşınmazın mera olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle Hazinenin açtığı davada, taşınmaz hakkında orman araştırması yapılmayıp, sadece mera niteliği araştırılarak sonuçta taşınmazın mera olmaması nedeniyle dava reddedilirse, bundan sonra aynı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ya da orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılacak davada, dava sebebi aynı olmadığı için kesin hükmün varlığından söz edilemez.

Kesin hükmün koşullarından üçüncüsü, davanın taraflarının aynı olmasıdır. Tarafların aynı olmasından kasıt, her iki davada da sıfatlarının aynı olması, başka deyişle her iki davada davacı ya da davalı sıfatıyla hareket etmeleri değildir. Kesin hükümle ilgili kararda, davalı sıfatında olan kişinin, ikinci davada davacı sıfatıyla yeralması halinde taraflar aynıdır. kesin hüküm davanın taraflarının külli haleflerini de aynı şekilde bağlar.

Somut olayda; davacı ... Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/439 sayılı dosyasında hazine aleyhine oluşan kesin hüküm nedeniyle davaya konu taşınmazın beyanlar hanesine konulan 2/B madde şerhinin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/439 sayılı dosyasında ise Hazine çekişmeli taşınmazın öncesinin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına ormanrejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmış olduğundan iki dava arasında böyle bir sebep ve taraf birliği bulunmamaktadır.

Diğer taraftan H.G.K.nun 11.12.1996 gün ve 1996/13-678-868 sayılı ve bu konudaki daha birçok kararında belirtildiği gibi H.Y.U.Y.'nın 76. maddesi gereğince dava dilekçesinde sıralanan olayların hukuki açıdan nitelendirilmesi ve uygulanacak yasal kuralların aranıp bulunması görevi doğrudan mahkemeye aittir.

Davaya konu parselin öncesinin 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1944 yılındaki orman kadastrosunun kesinleşmesi sonucu, Mayıs 1946 tarih 19 numarada Hazine adına tescil edilen orman tapusu revizyon gösterilerek kadastro tespit tutanağı düzenlenen ve gerçek kişilerin açtıkları dava sonucu 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1957 yılında verdiği karar ile Hazine adına hükmen tapuya tescil edilen 1081 sayılı orman parselinin bir bölümü olduğu,

Gebze Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 2005/120-322 sayılı direnme kararını inceleyen HGK'nun 10.05.2006 gün ve 2006/20-148-286 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi, geçerli bir makiye ayırma işleminin olup olmadığının ancak, süresinde açılacak orman tahdidine itiraz davasında tartışılabileceği, 1988 yılında yapılan işleme karşı davacı tarafından 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde gösterilen 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılmadığından,

dava konusu parseli, orman içinde bırakan tahdit ve aplikasyon işleminin kesinleştiği ve dava tarihine göre hak düşürücü sürenin çoktan geçtiği, ayrıca makiye ayırma komisyonunun Yasa ve Yönetmeliğe uygun olarak kurulmadığı, ... ve ... ... 'dan oluşan iki kişilik komisyonun 17.09.1951 ve 20.09.1951 tarihleri arasında düzenlenen tutanakla İstanbul şosesi güneyinde toplam 22.262 Hektar alan içinde kalan Gebze ilçesi yerleşim yeri dahil onlarca köyün yerleşim yerlerini, tapulu tapusuz arazilerini, kadastro görüp tapuya tescil edilen ya da edilmeyen bir çok orman alanını, meraları, dağları, tepeleri,

devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir çok yeri 1/25000 ölçekli Askeri Haritalar üzerinde kabataslak çizmek suretiyle 24 poligon halinde belirlediği, bu şekilde yapılan makiye ayırma işleminin yasa ve yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olmadığı, maki tespit komisyonlarının 3 Nisan 1950 tarihinde yürürlüğe giren 5653 sayılı yasanın yürürlüğünden önce kesinleşen orman tahdit sınırları içine girerek maki tespiti yapacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı gibi, somut olayda.

22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının da uygulanamayacağı, 4753 Sayılı Yasada ormanların tevzi yoluyla dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, tapu kaydının, orman tahdidi içinde iken ... tevzi yoluyla yolsuz olarak oluşturulduğu, malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934.

İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, dava konusu parselin tapu kaydı tespit tutanağı düzenlenerek kadastro yoluyla oluşturulmadığından, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı,

baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu,

bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı ,taşınmazın 1988 yılında orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle 2/B madde uygulamasına konu edilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmasında ve tapuya bu yönde şerh konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı,

her ne kadar Hazine tarafından Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/439 sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.04.2000 gün ve 3734-4497 sayılı kararıyla onanmışsa da Y.H.G.K.'nun 04.03.1992 gün 1991/14-610-1992/151 sayılı kararında açıklandığı gibi sözü edilen 1998/439 sayılı kararda Orman Yönetiminin taraf olmadığı gibi,Hazinenin tescil isteminin reddolunduğu ancak davacı yararına tescil hükmü kurulmadığı ve davacı tapusunun çekişmeli halinin halen devam ettiği,

dava konusu taşınmazın 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği gözönünde bulundurularak tapu kaydında yeralan 2B şerhinin silinmesi istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 08/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/2008, K. 2009/6075, 8 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2008
Karar No
2009/6075
Tarih
8 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/2009 K.2009/4434
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/2010 K.2009/4435
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/2010 K.2009/2570
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/2011 K.2009/4436
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/2012 K.2009/4437
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/2012 K.2009/1082

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.