İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4680 K.2009/7535

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2009/4680Karar2009/7535Tarih5 Mayıs 2009Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/4680 E., 2009/7535 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mayıs 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ...

Köyü Yataklar mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. ahkemece, 01.10.2001 gün ve 1999/557-2001/457 sayılı kararla davaya konu 4816 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş,

hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/03/2003 gün ve 2003/1016 - 2003/1294 sayılı bozma kararıyla “Hükme esas alınan uzman orman ... ve ziraat bilirkişilerinin raporlarında çekişmeli taşınmazın 4816 m2 miktarında olup, yörede yapılarak kesinleşen 1940 tarihli orman tahdidi ile 1984 ve 1988 tarihli aplikasyon ve 2/B uygulamalarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı,

üzerinde villa ile elma, erik, ... ağaçları ile ... otları ve dikenleri bulunduğunu belirttikleri, yerel bilirkişinin nizalı taşınmazı öncesinde kimin tarafından kullanıldığını bildiğini ancak halen kimin kullandığını bilmediğini, tanıklar ise, sadece davacının satın aldığını açıkladıkları, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarının zilyetliği ve kazanımı kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafsız yaşlı ve çekişmeli taşınmazı bilen yerel bilirkişiler ve ikiden ... olmamak üzere zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı,

kaç yıl, ne şekilde devam ettiği ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı nasıl kullanıldığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, inandırıcı ve yeterli, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi.

3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, önceki zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve susuz olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 20/12/2004 gün ve 2003/411- 2004/977 sayılı karar ile davanın kabulüne, ... Köyü, ... mevkii 687 ve 713 parsellerin güneyinde bulunan ... bilirkişi krokisinde 4816 m2 olarak gösterilen taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/05/2007 gün ve 2007/5694-6582 sayılı karar ile (Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritası uygulanmasına dayalı yapılan araştırma

-2- 2009/4680-7535

inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi ve ... elemanı bilirkişinin müşterek imzalı rapor ve krokileriyle, çekişmeli taşınmazın 1941 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmediği; çekişmeli taşınmazın 1971 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olduğu paftasına yazılmak suretiyle tapulama dışı bırakıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,

3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce, çalışma alanı içinde bulunan sınırlaması itirazsız kesinleşmiş ormanlar varsa arazi kadastro ekipleri bu sınırlara uyarak bu ormanlar olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılmakla kesinleşmiş bir orman kadastrosu yok ise, Orman Yönetiminden orman sınırlarının bildirmesi istenilerek, Yönetimin bildirdiği sınırlar esas alınarak arazi kadastrosu çalışma alanı belirlenerek bu çalışma alanı içinde kalan ormanlar tesbit dışı bırakılarak ... arazilerinin kadastrosu yapıldığı,

3402 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapıldığı,yörede ilk defa 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile sadece devlet ormanları sınırlandırıldığı, 26.03.1986 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında, herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre, devletleşen orman alanları da sınırlandırıldığı,çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı sadece 1941 yılındaki orman kadastro sınırları uygulanmak suretiyle belirlenemeyeceği,

4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığının tesbiti 1986 orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirleneceği,uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın 1986 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, bu konudaki uygulamanın yetersiz olduğu,ancak, aşağıda izah edileceği gibi uygulamanın yetersizliği sonucu etkili görülmediği,çünkü 1971 yılında yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın orman olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakıldığı,

kuzeyindeki dereden sonra gelen bir kısım arazinin, gerçek kişiler adına tapuya tescil edildiği, bilirkişiler tarafından bildirilen eylemli durumu, bitki örtüsü ve eğimine göre orman olarak sınırlanan alanlar ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre arazi kadastro ekiplerinin yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın yer aldığı arazi bölümünün orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu olduğundan, davacı tarafın taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu kesin deliller ile kanıtlaması gerektiği,davacıların bu hususu kanıtlayamadığı,

toprağı ile birlikte orman sayılan taşınmazın zilyetlikle kazanılması olanağı bulunmadığı,biran için bilirkişilerin yetersiz raporunda belirtildiği gibi taşınmazın 1986 yılında orman kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilse bile,

bu tarihten dava tarihi arasında yasada öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresi de dolmadığı (Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 Esas, 2004/292 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) 1971 yılında orman olarak 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tespit harici bırakılan taşınmazın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırı içine alınmasının da olanaklı olduğundan davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak, davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve ark. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1986 yılında yapılarak, dava tarihinden önce kesinleşen, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

-3- 2009/4680-7535

Genel arazi kadastrosu 1971 yılında yapılmış ve sonuçları 13.04.1971-13.05.1971 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz Devlet Ormanı olduğu paftasında işaretlenerek tapulama dışı bırakılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 05/05/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/4680, K. 2009/7535, 5 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4680
Karar No
2009/7535
Tarih
5 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4681 K.2009/7490
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/4682 K.2009/5785
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4683 K.2009/7532
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/4683 K.2009/5436
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4684 K.2009/7533
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/4684 K.2009/5717

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.