KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/6451 E., 2009/9037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Köyü 1100 parselin ifrazıyla oluşan 1719 parselin öncesi itibariyle devlet ormanı olup, daha sonra kısmen Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını bildirerek, bu bölümün davalılar adlarına kayıtlı tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapu maliklerinin tümüne karşı dava açılmamış olması nedeniyle "pasif dava ehliyeti bulunmadığından" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması 04.07.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmazın tapu kaydı davalılar miras bırakanı ... ... ... adına kayıtlı olup, tapu malikinin davanın açıldığı 12.02.2008 gününden önce 09.10.2004 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Hazine tarafından tapu malikinin yasal mirasçıları olan Ergücen ve ... aleyhine eldeki dava açılmıştır. Ancak, dosyadaki belgelerden... ... adında bir mirasçının daha varlığı anlaşılmaktadır. Mahkemece,... ...'ın dosyada taraf olarak yeralmaması nedeniyle dava reddedilmiştir.
Oysa; davalılar arasında elbirliğiyle mülkiyet hükümlerinden kaynaklanan mecburi dava arkadaşlığı bulunduğuna göre, mahkemece yapılacak iş;... ...'ın usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve tüm paydaşlar yönünden işin esasına girilerek hüküm kurulmasından ibaret olduğu halde, bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/6451, K. 2009/9037, 2 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama