İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/6481 K.2009/8013

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalılardan Hazine ile ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2009/6481Karar2009/8013Tarih12 Mayıs 2009Okuma7 dk · 1.411 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/6481 E., 2009/8013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mayıs 2009
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.411 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalılardan Hazine ile ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... Köyü 107 ada 79, 80, 90, 98, 99 ve 103 ada 266 sayılı sırasıyla 205,20 m2, 604 m2, 1991 m2, 331 m2 ve 1074 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla, bahçe ve harman niteliği ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına, 103 ada 263 sayılı parsel 56313 m2 yüzölçümü ile ham ... niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ... 90, 98, 99 parseller içinde yolu bulunduğu, diğer parsellerde ise hissesi olduğu iddiası ile dava açmıştır.

Mahkemece davanın kabulüne, 107 ada 99 parselin (F)=110 m2, 98 parselin (D)=30 m2 ve 90 parselin (E)=135 m2 bölümlerinin yol olarak terkinine, 107 ada 79 parselin 1/3 hissesinin ... Eş mirasçıları adına, kalan kısmın Bünyamin ile ... adına, 107 ada 80 parselin 2/3 payının ...

Eş mirasçıları, kalan kısmın ... adına, 103 ada 263 ve 266 parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından (A), (B) ve (C) harfli bölümlerin de kendine ait olduğu gerekçesiyle, davalı ... tarafından eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle ve davalı Hazine tarafından da 103 ada 263 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

1- Davacı ..., 26.03.2007 günlü dilekçesi ile süresinde Kadastro Mahkemesine açtığı davada davalılar adına tesbit edilen 107 ada 90, 98, 99 nolu parseller içerisinde kendisine ait kuzey tarafdaki 114 nolu parsele giden yolu bulunduğunu, bu bölümün paftasında yol olarak gösterilmesini istemiş, mahkemece 90 nolu parsel içinde (E) ile işaretli, 98 parsel içinde (D) ile işaretli , 99 parselin (F) ile işaretli bölümlerinin ifrazen yol olarak terkinine karar verilmiş, parsellerin kalan bölümlerinin kim ve kimler adına tescil edileceği konusunda hüküm kurmamıştır.

Kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturma görevi vardır. Parsellerin kalan bölümleri hakkında hüküm kurulmamış olması isabetsiz olduğu gibi, yol olarak terkinine karar verilen (D), (E), (F) ile işaretli bölümler hakkındaki araştırma ve inceleme yetersizdir.

-2- 2009/6481 - 8013

3402 Sayılı Kadastro Yasasının 25/son maddesi gereğince kadastro tutanağının düzenlendiği günden sonra ... haklar ile mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır.

Yol olduğu iddia edilen bölümler 90, 98 ve 99 parseller içinde iseler bu parsellerin tesbit malikleri tarafından kullanılıyorsa davacının isteğinin geçit hakkına dayalı olduğu ve mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektirir istek olduğu ve bu tür davaların da Kadastro Mahkemesince incelenemeyeceği gözönünde bulundurularak, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı gözönünde bulundurularak, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve 107 ada 90, 98, 99 nolu parsellerin tesbit gibi malikleri adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekir.

Bu konuda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Taraflardan tanık istenmemiş, dinlenen yerel bilirkişi bilgisi olmadığını söylemiş, tesbit bilirkişileri bu yerlerin kadim yol olup olmadığı konusunda beyanda bulunmamış, sadece davacının kuzey tarafında tarla ve bahçesine gitmek için bu parseller içinden geçtiğini söylemişler, daha sonra verdikleri dilekçe ile beyanlarının yanlış olduğunu, burada eski bir yol olmadığını bildirmişlerdir.

O halde; taraflardan 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 28. maddesi gereğince delillerini bildirmesi istenmeli, bundan sonra taraf tanıkları ve yerel bilirkişiler huzuruyla yapılacak keşifte hükme dayanak yapılan krokide (D), (E), (F) ile işaretli bölümlerin kadim yol olup olmadıkları, yol varsa bu yolun ne zamandan beri kimler tarafından nasıl kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı, maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, taşınmaz maliklerinin rızası ile ve geçici olarak yılın belli mevsimlerinde ve zamanlarda örf adet gereği taşınmaz üzerinden gelip geçmenin bu yerin eski yol yeri olamayacağı düşünülmeli,

bu yerlerin eski ve kadim yol yeri olmadığının belirlenmesi halinde davanın reddine ve parselin tesbit malikleri adına tescili ile yol isteği hakkında yine görevsizlik kararı verilmelidir.

2- Yine davacı dilekçesinin 2. bendinde eski yol yerinin davalılardan ... tarafından kendisine ait yol yeri olduğunu bildirmiş, ancak bu yerin kadastro sırasında hangi parsele ilave edilerek tesbit edildiğini, ya da tesbit tutanağı düzenlenmeyerek yol olarak paftasında gösterilip gösterilmediğini bildirmemiş, mahkemece de bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.

Öncelikle, yapılacak keşif sırasında dava dilekçesinin 2. bendinde dava konusu edilen yerin neresi olduğu davacıya açıklattırılarak ... bilirkişi tarafından yerinin belirlenmesi, bu yer davacı ... adına tesbiti yapılan parselin çapı içinde gösterilmişse davanın esası incelenerek bu yerin eski yol yeri olup olmadığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorularak tarafların delillerine göre karar verilmelidir. Şayet bu yer ...

Karani ya da diğer davalılar adına tesbit edilen parsellerin çapı içinde olmayıp, başka bir parselin çapı içinde ise, davalılar adına tescilleri yapılan parsel tutanaklarının kesinleşmiş olduğu nazara alınarak davacıların iddia ettiği parsel malikleri aleyhine dava açmakta serbest olduğuna karar verilmelidir.

Yine dava edilen yol bölümünün herhangi bir parsel içinde değilse paftada yol olarak gösterilmesine, bu takdirde davacının hukuki yararı yokluğundan davasının reddine karar verilmelidir.

3- Davacı, dava dilekçesinin 5. bendinde 104 ada 79 nolu parselde 1/3 payı olduğunu, ancak kendisine 2/8 pay yazıldığını bildirerek dava açmıştır. 107 ada 79 parselin dosyadaki tesbit tutanağına göre 6/8 pay ... ve 1/8’erden 2/8 payı da ... ve ... Eş adına tesbit edilmiştir. Davacının iddia ettiği gibi, kendisi adına 2/8 pay tesbit edilmemiştir. Mahkemece bu olgu üzerinde durularak iddiası sorulmalı, şayet dava konusu ettiği taşınmazın -3- 2009/6481 - 8013

ada ve parsel numarasında hata yapılmışsa doğru parsel numarası tesbit edilerek tesbit tutanağı getirtilip o parselin tesbiti davalılar adına yapılmışsa davanın süresinde açıldığı gözönünde bulundurularak davanın esası incelenip sonucuna göre karar verilmelidir. Şayet davacı dilekçesinde yazıldığı gibi, 107 ada 79 parseli de dava ediyorsa iddiası açıklattırılarak bu parseli hangi nedenle dava ettiği sorulup, yine deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.

4- Yine, davacı dilekçesinin 3. bendinde kendisine ait 103 ada 277 nolu parselin güney tarafında bulunan eski pey yerlerinin davalı Hazine adına tesbit edilen 103 ada 263 nolu (56.313,50 m2) parsel içinde olduğunu bildirmiş ve 263 parselin tamamını dava etmemiştir.

Hal böyle olduğu halde, mahkemece davacı tarafın dava ettiği yerlerin 263 nolu parsel içinde hangi bölümü dava ettiği sorulmadan ve yeterli inceleme yapılmadan parselin tamamının davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

Dosya içinde bulunan Kadastro Mahkemesinin 10.05.2007 gün ve 513 sayılı yazısı ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/175 Esas (Dairenin 2009/4687) dosyası içindeki bilgi ve belgelere göre 263 nolu parselin bir kısmının bitişikteki 103 ada 264 numaralı orman parseli ile birlikte Kadastro Komisyonunun 26.06.2006 günlü düzenlediği tutanakta 133.668,46 m2 olarak Hazine adına orman niteliği ile tesbit tutanağı düzenlendiği ve 01.07.2006 – 31.07.2006 tarihleri arasında kısmi ilana çıkartıldığı,

264 nolu parselin çapının incelenmesinde 264 nolu parselin bir kısmının aynı ada 263 nolu parsel içinde gösterilerek 263 nolu parselin 18.04.2006 tarihinde tesbit tutanağı düzenlenip 24.02.2007 – 26.03.2007 tarihleri arasında diğer kültür arazilerinin tesbit tutanakları ile birlikte ilana çıkarıldığı, 263 nolu parselin 264 parsel içinde kalan bölümü ile 103 ada 266, 272, 273, 274, 275, 276, 277 sayılı parsellerin tamamının 264 nolu orman nitelikli parsel çapı içinde kalıp, 01.07.2006 ve 31.07.2006 tarihleri arasında ilana çıkarıldığı,

ancak bu durum gözönünde bulundurulmadan aynı yerlerin yeniden ve ikinci defa kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği ve bu yerler hakkında Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde bir çok davaların açıldığı anlaşılmaktadır.

3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro Tapu Sicil Müdürlüğünce resen iptal edilmesi gerekir. 264 nolu orman parseli içinde ölçülüp ilana çıkarılan taşınmaz içinde kalan 263 nolu parselin bir bölümü ile 265, 266, 273, 274, 275, 276, 277 sayılı parseller dava konusu edildiğine göre, bu bölümlerin tapulama tesbitlerinin iptal edilmesi ve bu bölümler hakkında orman kadastrosu yönünden 264 parsel hakkında açılan davalarda yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan; ikinci kadastrosu yapılan 266 nolu parsel 264 nolu orman parselinin çap sınırı içinde tesbiti yapılmış, diğer taraftan 25.04.2006 tarihinde ... adına zilyetliğe dayalı olarak bahçe niteliği ile tesbit tutanağı düzenlenmiş ve Kadastro Mahkemesinin 2007/35, Dairenin 2009/6481 sayılı dosyasında ... tarafından ... aleyhine açılan dava kabul edilerek 266 parselin ... adına tesciline karar verilmiş, ancak Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/175 Esas (Dairenin 2009/4687) sayılı dosyasında ... tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan dava sonucu 266 nolu parselin daha önce 264 nolu orman parseli içine alındığı kabul edilerek,

266 nolu parselin yine ... adına tesciline karar verilerek çelişki yaratılmıştır. 266 nolu parselin tesbit tutanağı kesinleşmemiştir. Askı ilan süresi içinde açılan davalar Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerekirken, 266 nolu parsel Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile ... adına tescil edilmiş ve 2. kadastro durumu gözönünde

-4- 2009/6481 - 8013

bulundurulmamıştır. Bu nedenle; 263, 265, 266, 272, 273, 274 ve 277 parseller hakkında Sulh, Asliye ve Kadastro Mahkemelerinde açılan davaların tümünün temyize konu Kadastro Mahkemesinin 2007/35 sayılı dosyası ile birlikte görülmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ..., davalılardan Hazine ile ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/6481, K. 2009/8013, 12 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6481
Karar No
2009/8013
Tarih
12 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/6481 K.2009/6340
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/6482 K.2009/6684
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/6488 K.2009/6677
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/6491 K.2009/6674
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/6491 K.2009/9963
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/6492 K.2009/9302

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.