Davacı, mahkeme hakimi ... ’un görülmekte olan tavzih davası sonrası taşınmazların devri hususunda tedbir kararı verdiğini, bu yönü ile tarafsızlığını yitirdiğini, konu ile ilgili Yüksek Hakimler ve Savcılar Kuruluna şikayette bulunduğunu belirterek hakimin çekilmesi talebinde bulunulmuştur. Konuyu inceleyen merci davacının talebini hakimin reddi olarak değerlendirerek reddetmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davacının duruşma hakiminin davadan çekinmesi için ileri sürdüğü gerekçeler dikkate alındığında talebin H.Y.U.Y’nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı yasının 29. maddesindeki hakimin reddi şeklinde algılanması gerekir. Çünkü hakimin davadan çekinmesini isteyebilmek; ancak H.Y.U.Y.'nın 28. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Çekinme talebini hakimin reddi şeklinde değerlendiren merci kararı, bu yönü ile de doğrudur.
Dava, H.Y.U.Y.’nın 29. maddesine göre hakimin reddi istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti veya adli yardım kararı ... veya bu taleplerin reddine karar ... olan hakim böyle bir karar ... olması nedeniyle reddedilemez. Çünkü bütün bu hallerde hakim daha önce kanunen gerektiği için reyini beyan etmiş (karar ...) durumdadır.
Ayrıca yargılama sürerken taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunmuş veya aleyhine dava açmış olması, H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Böyle bir kabul, yargılama yapan tüm hakimlerin kötüniyetli taraflarca reddedilmesine zemin hazırlayacağı gibi, kötüniyetlilerin hakimin reddini de kolaylaştıracağı ve hakkın kötüye kullanılmasının yolunu açacağı unutulmamalıdır. Hiçbir hukuk kuralı kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve yapılacak şikayetler sonucu, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına da engel olacaktır. Konuyu inceleyen merci kararı bu yönü ile de usul ve yasaya uygun görülmüştür.
İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar H.Y.U.Y.’nın 29. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.