KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/7781 E., 2009/9481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... Köyü 229 ada 87 parsel sayılı 1544 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile belgesizden Hazine adına, 88 sayılı parsel ham ... ve çalılık niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların babasından kaldığı ve zilyetlik iddiası ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 87 parselin davacı ... adına tesciline, 88 parsele yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, bu parselin Kadastro Mahkemesinin 2007/156 Esas sayılı dosyasında açılan davada ... ... adına tescil edilmiş olması nedeniyle ... ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı adına tesciline karar verilen 87 sayılı parsel hakkında yerel bilirkişi dinlenip taşınmazın kullanım durumu belirlenmediği gibi, alınan orman ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarında da soyut beyanlarla taşınmazın % 30 eğimli, orman sınırına uzak zeytinlik olduğu açıklanmış, taşınmazın öncesi araştırılmadığı gibi, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı açıklanmamış, komşu parsellerin niteliği üzerinde durulup açıklama yapılmamış, güney sınırdaki yol ve dereden sonraki araziler geniş pafta getirtilerek denetlenip üzerinde durulmadığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar dahi araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
O halde; mahkemece, geniş kadastro paftası ve taşınmazın güney sınırdaki dereden sonraki parsel tutanakları ile orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilan tutanakları ve çekişmeli taşınmazı orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orijinalinden renklendirilmiş tahdit haritası örneği Orman İdaresinden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi,
ziraat mühendisi ve harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte orman kadastrosu kesinleşmiş ise tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli,
taşınmazın kesinleşen tahdit haritası dışında kalması veya yörede kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmaması halinde en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli
-2- 2009/7781 - 9481
taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı;
taşınmazın tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve ayrıca, devletin hüküm ve tasarrufu altında öncesi ve halen orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı gerçek kişilerin bu yeri Hazineye karşı 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1960'lı yıllara ait ... fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte ... fotoğrafları;
topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri bu belgelerle denetlenerek taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K.
30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; davacı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz-belgesiz araştırması yapılıp, ... ve susuz olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca; davacının keşifte feragat ettiği ve Kadastro Mahkemesinin 2007/156-2008/3 sayılı dosyasında ... ... adına tesciline karar verilen ve temyiz aşamasında olan 88 parsel hakkında da davada taraf olmayan ... ... adına tescile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/7781, K. 2009/9481, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama