İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8287 K.2009/10039

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2009/8287Karar2009/10039Tarih16 Haziran 2009Okuma7 dk · 1.317 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/8287 E., 2009/10039 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.317 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı HAZİNE, ...Mahallesi 306 ada 13 parselden (bu parselin ifrazen geldisi 306 ada 1 parseldir) ifraz edilen ve davalı adına tapuda kayıtlı bulunan ...MAHALLESİ 4053 ada 1 sayılı parsel, kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde iken, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1994 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1971 yılında kesinleşmiştir.

Dava konusu taşınmazın ifrazen geldisi olan ...Mahallesi 306 ada 1 parsel sayılı (2.542.640 m2) yüzölçümlü taşınmazın, 1971 yılında genel arazi kadastrosu sırasında çalılık niteliğiyle kişiler adına tespit ve tescil edildiği, 1984 yılında, önce 6, 7, 8, 9, 10, 11 sayılı parsellere ifraz edildiği, bunlandan 11 sayılı parselin bir bölümü Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığından ifraz edilip 12 parsel numarası verilerek Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, geri kalan bölümü de 1.215.121 m2 yüzölçümü ile 306 ada 13 parsel numarası verilerek tescil edildiği, daha sonra, 1995 yılında yapılan ifraz işlemi ile de çekişmeli parselin de içinde bulunduğu parsellere ayrılarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.

İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre davaya konu taşınmazın kök parseli olan 306 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen 306 ada 13 parsel sayılı taşınmaz, Yörede 1994 yılında 4785, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalarla değişik 6831 Sayılı Orman Yasası hükümlerine göre 115 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulama çalışması ile çekişmeli parselin içinde bulunduğu 306 ada 13 sayılı parselin 644.211 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sayılan yerlerden olması nedeniyle orman kadastrosu çalışmasında orman sınırı içine alınmış,

daha sonra 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca XV sayılı poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.

Daha sonra, tapu maliki Kooperatif tarafından, 306 ada 13 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olmadığı iddiası ile 1994 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmasının iptali istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2004 gün ve 7308-9006 sayılı kararıyla (1971 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 306 ada 1 sayılı taşınmaza komşu 306 ada 3 parsel Lazdeğirmeni Devlet Ormanı olarak Hazine, 306 ada 4 parsel Yumrukaya ...

Devlet Ormanı olarak Hazine, 306 ada 5 parsel ... Devlet Ormanı olarak Hazine adına tespit edilerek kesinleştiği, kuzeydoğu hududunun ise, Balçık Köyü arazileri olduğu, bu duruma göre 306 ada 1 parselin 3 yönüyle devlet ormanına bitişik olduğu, davacı gerçek kişilerin dayandığı 25 Nisan 1926 tarih 7 ve 10 sayılı tapuların ilk tesisi olan Eylül 1288 tarih 202 yoklama numaralı kaydın miktarı ile geçerli kayıtlardan olduğu,

çalılık cinsli değişir sınırlı 689.476 m2 yüzölçümlü tapu kaydının 2.542,640 m2 yüzölçümlü 306 ada 1 sayılı parselin orman sınırı dışında kalan bölümüne ait olması gerektiği, ancak o bölümün gerçek kişilerin özel mülkü alabileceği,

revizyon tapu kayıt fazlası olduğu anlaşılan ve hiçbir zaman zilyet edilmeyen eski tarihli ... fotoğrafları ve 1968 tarihli memleket haritalarında dahi orman niteliğinde olduğu belirlenen ve orman kadastrosu sınırları içine alınan ...Mahallesi 306 ada 13 sayılı parselin 642.211 m2’lik bölümünün 3402 Sayılı Yasanın 20/B ve C maddesi gereğince tapu kaydı kapsamı dışında 6831 Sayılı Orman Yasasının 1/1. maddesi uyarınca Devlet Ormanı olduğu, ancak daha sonra nitelik kaybı nedeniyle 1994 yılında Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı,

artık bu tapu kaydının tahdit içinde kalan taşınmazlar yönünden de uygulanıp Devlet Ormanına bitişik ve bu ormanın devamı niteliğinde olduğu belirlenen taşınmazların özel mülke dönüştürülmesine olanak bulunmadığı, mahkemece yapılan keşifte uygulanan 1940-1968 tarihli ... fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritasında dahi orman niteliğinde olduğunun belirlendiği, bir an için aksi düşünülse bile 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirildiği,

kadastro tespitinin 1971 yılında yapılması nedeniyle zilyetliğe de konu olamayacağı, öncesi itibariyle orman vasfında olduğu anlaşılan taşınmazların, 1994 yılında yapılan çalışma ile devlet ormanı sınırı içine alınmasının yasal olduğu,

dava konusu parselin tesbitine esas alınan değişir sınırlı eski, davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu yeri kapsamayacağı, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle devlet ormanının devamı mahiyetinde orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle) bozulmuş, mahkemece verilen 21.06.2005 gün 120-322 sayılı direnme kararı Yargıtay H.G.K.'nun 10.05.2006 gün 2006/20 - 148 - 284 sayılı kararı ile özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiş,

davacı vekilinin karar düzeltme istemi de Yargıtay H.G.K.'nun 18.10.2006 gün 2006/20 - 628 - 663 sayılı ilamı ile reddedildikten sonra mahkemece 22.03.2007 gün 2006/566-2007/166 sayılı kararla davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.05.2008 gün 3385-7379 sayılı kararıyla onanarak, çekişmeli parselin orman sınırı içine alınma ve nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılma işlemi H.Y.U.Y.'nın 237.

Maddesi gereğince taraflar yönünden kesin hüküm halini almıştır.

Dava, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra yörede yapılan orman kadastrosu çalışması ile önce orman sınırı içine alınıp, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılma işlemi taraflarını bağlayacak biçimde hükmen kesinleşen taşınmazın özel mülke konu olamayacağı iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili istemine ilişkindir.

Somut olayda; 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesini uygulama olanağı bulunmamaktadır. Çünkü; davacı Hazine tarafından kadastro tespit tutanağının kesinleştiği tarihten önceki nedenlere değil, sonraki nedene dayanılmıştır. Başka bir anlatımla; arazi kadastro tesbit tutanağının kesinleştiği tarihten sonra kesinleşen orman kadastrosuna ve taraflar arasında oluşan kesin hükme dayanarak temyizi konu davayı açmıştır. Yasalarımızda, tutanakların kesinleştiği tarihten sonraki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağına dair her hangi bir hak düşürücü süre, ya da başka bir yasaklayıcı hüküm bulunmamaktadır.

O halde; mahkemece, bu davada 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin dava açma engeli bulunmamaktadır.

6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve ... bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1994 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,

31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali davasının da reddedilerek davalıyı bağlayacak biçimde kesinleştiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının

bulunmadığı, öncesi orman olan ve 1971 yılında dahi çalılık niteliğiyle tapuya tescil edilen taşınmazın orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasının kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y.

931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, esasen davalı tarafın çalılık nitelikli tapu kaydını bilerek ve görerek bu yerin öncesinin Devlet Ormanı sayılan yerlerden olabileceğini araştırmadan satın aldığı tapu maliki olan davalının satış bedelini bu yeri kendisine satan kişi ya da kişilerden sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği, aynı parselde ifraz edilen 4041 ada 4, 4045 ada 27, 4049 ada 6,

4055 ada 15 sayılı parseller hakkında Hazinenin aynı nedene dayanarak davalı aleyhine açtığı davanın Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 25.05.2007 gün 2006/29-173 sayılı kararıyla kabul edilerek tapu kayıtlarının iptal edildiği ve davalı tarafın temyizi üzerine Dairenin 10.02.2009 gün, 2008/14227-2045 sayılı kararıyla onandığı gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/8287, K. 2009/10039, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8287
Karar No
2009/10039
Tarih
16 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/8287 K.2009/12150
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8288 K.2009/10074
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/8288 K.2009/12020
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8289 K.2009/10776
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8290 K.2009/10054
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/8291 K.2009/10139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.