Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.05.2005 tarih 2005/2771-6362 sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu edilen A ve B harfli bölümlerin 1994 yılında genel kadastro sırasında orman olarak tahdit dışı bırakıldığı, orman kadastrosu yapılmadığı, taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kalması halinde raporda belirtilen zilyetlik koşullarının oluşması halinde kazanabildiği, bu şartların oluşmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılardan ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, T.M.Y.’nın 713. maddesine göre tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.