KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10293 E., 2010/13298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/11056-12035 sayılı bozma kararında özetle. "Çekişmeli taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı konusunda yeniden yapılacak keşifle ziraat bilirkişisinden rapor alınması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirilip uygulanması ve davacı gerek kişi yanında murisler yönünden de ... ve susuz olarak kazanılmış taşınmaz miktarının belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 147 ada 60 sayılı parselin tespitinin iptali ile 20.05.2010 tarihli ... bilirkişi rapor ve krokisinde B1 (1228,52m2) ve B2 (1028.52m2) ile gösterilen bölümlerin orman niteliğiyle, A (758.65m2) ile gösterilen bölümün ise bahçe niteliğiyle hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından taşınmazın (A) bölümüne ve davalı Hazine tarafından ise (B1) ve (B2) bölümlerine nitelik yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.07.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen seri bazda orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1994 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır
1) Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın B1(1228,52m2) ve B2(1028.52m2) ile gösterilen toplam 2257.04 m2'lik bölümün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve ... biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı ...'un temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 758.65m2'lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olup ziraat arazisi niteliğinde olduğu davacını yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolduğu kabul edilmesine rağmen 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde belirtilen 100 dönümlük yasal sınırın aşıldığı gerekçesi ile bu kısımla ilgili davanın reddine karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dosyada bulunan davalı adına senetsiz tespit gören taşınmazların kadastro tutanak suretlerinden taşınmazların toplam miktarının 33844.14 m2 olduğu anlaşılmaktadır. (A) harfi ile gösterilen bölüm ile davacı adına
senetsiz tespit gören taşınmazların toplam miktarı 100 dönümü geçmemektedir. Bu nedenle; mahkemece bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ... şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/10293, K. 2010/13298, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama