Kadastro sırasında ... Köyü 141 ada 9 parsel sayılı 6830 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, iki katlı ahşap ev ve fındıklık niteliğiyle ... 1976 tarih 8 nolu tapu kaydı nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, taşınmazın orman olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tesbite esas alınan ...
1976 tarih 8 numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; davalının tutunduğu tapu kaydının, Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.1956 gün ve 167-116 sayılı tescil kararı ile oluştuğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen tapu kaydı 6000 m2 yüzölçümlü olup, sınırları D:... ... ve ... ..., B:Yol, K: Tesbit Harici, G: ... ... okumakta ve Kayıt maliklerinden ... ...'ın davacının babası olduğu belirtilmektedir.
Ne var ki, Tapu Sicil müdürlüğünce, tapu kaydının dayanağı olan mahkeme kararının sel felaketinde zayi olduğunun bildirilmesi üzerine,mahkemece bu konuda başkaca araştırma yapılmamıştır.Yine taşınmazda % 10 kapalılıkta, 60 yaşlarında kayın ağaçları olduğu belirlendiği halde, ağaçların taşınmazdaki dağılımları belirlenmemiş, aynı kaydın revizyon gördüğü 10 parselin davalı olduğu, Kadastro Mahkemesinin 2007/764 sayılı dosyasının sonucu araştırılmamıştır.
O halde, tapu kaydının dayanağı olan tescil kararı ve krokisinin davalı elinde bulunabileceği gözönünde bulundurularak, mahkemeye ibraz edilmesi istenmeli, bulunabiliyorsa yeniden yapılacak keşifte yöntemince yerine uygulanmalı, krokisi varsa, kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre belirlenmeli, kadastro sırasında aynı kaydın revizyon gördüğü 10 parselin davalı olduğu Kadastro Mahkemesinin 2007/764 sayılı dosya sonucu araştırılmalı, yine 9 ve 10 parsellere komşu olan ve güneydeki yoldan sonra gelen 1, 2,
3 numaralı parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilip, çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri belirlenmeli, komşu 8 parselin davalı olduğu Kadastro Mahkemesinin 2007/762 sayılı dosyasının sonucu da araştırılmalı, ... uzmanına taşınmazdaki orman ağaçlarının dağılımını gösteren kroki hazırlattırılmalı, kroki kapsamı dışında kalan ağaçlık yerlerde zilyedlik şartlarının oluştuğundan sözedilemeyeceği düşünülmeli, böylece elde edilen tüm delillere göre karar verilmelidir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 24.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.