Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1.12.2008 tarih 2008/12684-16933 sayılı bozma kararında: "Mahkemece, taşınmazın ... bilirkişi raporuna göre kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerden olması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve saptanan delillere uygun düşmemektedir.
Kadastro sırasında taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına tespit edilmiş, davacı miras payına dayanarak dava açmıştır. Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesinde üç ayrık halin mevcudiyeti halinde gerçek hak sahibi adına tescile karar verilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda; bu üç ayrık halden hiç birisi mevcut bulunmamaktadır.
Gerek Hazine, gerekse Orman Yönetimi tespite itiraz etmedikleri gibi açılan davaya yöntemine uygun katılımları da yoktur. Mahkemenin ara kararı ile davaya dahil edilmesi Orman Yönetimine taraf sıfatını kazandırmaz.
Hazine ve Orman Yönetimi yargılama sırasında Kadastro Yasasının 26/D maddesi hükmü uyarınca davaya asli müdahil sıfatıyla katılmaları halinde uzman orman ve ... bilirkişi aracılığı ile kesinleşen orman tahdit haritası ve resmi belgeler uygulanmak suretiyle taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığı yada orman toprağı olup olmadığı yönünde uygulama ve araştırma yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, uyuşmazlığın davanın, tarafları ile iddia ve savunmaları ve gösterdiklerini delillerle sınırlı olarak çözümlenmesi gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek dava reddedildiği halde, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının reddine, 151 ada 2 orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 1972 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Daha sonra 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1984 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.