KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10796 E., 2010/13831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., ... Köyü 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu ve yörede ilk kez yapılan 13/05/2008-13/11/2008 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında 10295,875 m² yüzölçümlü bölümünün orman kadastro komisyonu tarafından 2/B uygulaması ile orman alanı dışına çıkarıldığından, tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya kaydına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yörede arazi kadastrosunun kesinleştiği 12/11/1985 tarihinden, davanın açıldığı 19/03/2010 tarihine kadar, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan ve 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince bu hüküm devlet ve kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın herkese uygulanacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasaya göre 2005 yılında yapılıp 13.05.2008-13.11.2008 tarihleri arasında askı ilanı yapılarak 14.11.2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 12.11.1985 tarihinde yapılıp kesinleşen genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden ret edilmiş ise de, verilen karar yerinde değildir. Şöyle ki, davacı ... arazi kadastrosundan sonraki hukuki nedene dayanarak dava açmıştır.
6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazların girdiğinin kabulü gerekir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti,
orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince 2005 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali için 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürelerin davalı yönünden geçtiği; davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümleri uygulanamayacaktır.
Orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazanıp mülkiyet hakkı Hazineye geçtiğinden, verilecek mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olacaktır. Bu nedenle, işin esasının incelenip karara bağlanması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/10796, K. 2010/13831, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama