KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10929 E., 2010/16894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında dava konusu ... köyü 114 ada 1 parsel sayılı taşınmaz , Fındık Bahçesi niteliğinde ve 4089,42 m2 yüzölçümü ile, 02/06/1989 tarih 1 numaralı tapu kaydı harici satış ve zilyetlik nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... YÖNETİMİ, davaya konu parselin 600 m2'lik bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek bu bölümün orman olarak hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın REDDİNE, davaya konu nolu parselin fındık bahçesi niteliğinde 11300,43 m2 yüzölçümünde ... adına tesciline karar verilmiş hüküm, davacı ... YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1953 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 1992 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması çalışması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında yapılan orman kadastrosu sınırının 1976 yılında yapılan aplikasyon sonucu değiştirildiği ve davalıya ait olan ve 1953 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakılan ve davacının dayandığı 96 numaralı ... tevzii tapusu kapsamındaki taşınmazın büyük bir kısmını orman kadastro sınırı içine alındığı,
1744 Sayılı Yasa döneminde yapılan bu aplikasyon işleminin hatalı olduğu gerekçesi ile davalının dava konusunda herhangi bir davası olmadığı halde, dava dışına çıkılarak bilirkişilerin 25/05/2010 tarihli ek raporunda belirtilen yeşil renkli yuvarlak içerisine alınan 4611, 4612, 4613 ve 4614 orman sınır noktaları ile çevrili tapu kapsamındaki 11300,43 m2 yüzölçümündeki alanın ... adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu bir yerde kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş kadastro harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir.Somut uyuşmazlıkta davacı ... Yönetimi 4089,42 m2 yüzölçümü ile davalı ... adına tespit edilen 114 ada 1 sayılı parselin orman kadastro sınırları içinde kaldığını iddiası ile 600 m2 bölüm hakkında dava açtığına ve davalı gerçek kişinin de 114 ada 1 sayılı parselin eksik tespit edildiği istemiyle açtığı bir davası bulunmadığına göre, H.Y.U.Y.'nın 74. maddesi gereğince Orman Yönetiminin davası ile bağlı kalınarak, davaya konu 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazın çapının orman kadastrosuna göre konumu yöntemince saptanarak uyuşmazlığın çözümü gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında
tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,
orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,
ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, gerçek kişinin dayandığı tapu kaydının dosyaya getirtilen örneğinde iktisap nedeninin ne olduğunun anlaşılamadığından tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittilerinin iktisap nedenleri yazılı olarak ve varsa krokisi ile birlikte dosyaya getirtilmeksizin uygulama yapılması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/10929, K. 2010/16894, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama