Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 5.10.2006 tarih 2006/13402-12731 sayılı bozma kararında: “Orman bilirkişisi çekişmeli taşınmazın 1958 ve 1978 yılında düzenlenen memleket haritalarında orman sayılmayan kültür alanı olarak nitelendirildiğini bildirmişse de, rapora eklenen memleket haritasının hangi yılda düzenlendiğini açıklamamış, dosya içinde bulunan ve davalı yönetimlerin dayanağı, Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.1981 gün ve 1981/192-288 sayılı, sanık ... oğlu ... ’un, ...
Köyü ... ... Mevkiinde orman açma suçundan cezalandırılmasına ilişkin, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandıktan sonra 02.02.1982 tarihinde kesinleşen kararı uygulanmamış, davacılardan birisi de ... olduğu halde, Sulh Ceza Mahkemesi kararının çekişmeli taşınmaz ile ilgisi belirlenmemiş, taşınmazın çevresi orman ağaçlandırma sahası olarak tarif edildiği halde orman içi açıklığı olup olmadığı yöntemince saptanmadığı” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yargılama sırasında 2005 yılında yapılan ve çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1980 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.