Kadastro sırasında . Köyü 207 ada 10 ve 233 ada 22 parsel sayılı sırasıyla 3471 m² ve 13555 m² yüzölçümündeki taşınmazlar meşelik vasfıyla hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 207 ada 10 sayılı parselin tamamı ve 233 ada 22 nolu parselin ... bilirkişisi ... ...’in 10.08.2009 havale tarihli krokili raporunda (A) işaretli 3975 m² yüzölçümlü bölümünün davacı ... adına, aynı raporda (B) işaretli 9580 m² yüzölçümlü bölümün orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Her ne kadar mahkemece, 207 ada 10 sayılı parselin tamamı ile 233 ada 22 sayılı parselin (A) işaretli bölümü hakkında davanın kabulüne ve gerçek kişi adına tapuya tesciline şeklinde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki, mahkemece komşu taşınmazlara ait tespit tutanakları, vergi kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsellerin tutanak suretleri ile davalı iseler dava dosyaları dosya arasına getirtilmemiş, vergi kayıtlarının kullanılış tarzı kısmındaki nitelendirme ile 233 ada 22 parsele ilişkin olarak yapılan birinci ve ikinci keşiflerde ki miktar fazlalığı irdelenmemiştir.
Ayrıca çekişmeli taşınmazlar üzerinde eylemli olarak meşe ağaçlarının bulunduğu saptandığına göre, orman ağaç türlerinden olan meşelerin ağır tohumlu ağaç grubunda olması nedeniyle rüzgar ya da diğer bir doğa olayı ile tohumlarının başka yerlere taşınmasının mümkün olmaması nedeniyle daha önce hiç yetişmemiş bir taşınmazda tozlaşma usulüyle yetişemeyeceği, önceden şu yada bu nedenle tahrip edilen meşe sürgünlerinin varlığını sürdürmesi nedeniyle baskının ortadan kalkması ile yeniden orman haline dönüşeceği göz önüne alınmamıştır.
Böylesine eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilemez.O halde; mahkemece, dayanak vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, vergi kayıtlarının revizyon gördüğü parsellerden davalı olanların dosyaları birleştirilip,
önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, vergi kayıtlarındaki kullanım tarzı nitelendirmesi de gözönüne alınarak taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan; bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından,
yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
dayanak vergi kaydı genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğu kabul edilmelidir.Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.
Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte ... uzman bilirkişi olarak ... mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı ...
Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince ... ve susuz olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, 233 ada 22 parsele ilişkin davacının gösterimi ile yapılan iki keşifte zilyetliğin bulunduğu belirlenen bölümlerin farklı olması karşısında, ilk keşifte belirlenen miktar esas alınarak miktar farklılığına ilişkin zilyetliğin ilk keşfin yapıldığı 11.08.2005 tarihinden sonra başladığı kabul edilerek, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.