Kadastro sırasında, .... İlçesi, ...
Köyü, ... yanı mevkii 107 ada 6 parsel sayılı 3995,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davacı ... adına tespit edildiği, ancak davacı ...’nun kadastro komisyonuna yaptığı itiraz üzerine, kadastro komisyonunca davaya konu taşınmazın yüzölçümünün 3455,75 m2 olarak düzeltilmesine ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle de davacı ... adına yapılan tespitten dönülerek taşınmazın ... adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı iddiasıyla taşınmazın adına tespiti istemiyle, asli katılan davacı ... Yönetimi ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, taşınmazın orman vasfıyla tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, davacı ...’nun davasının reddine, asli katılan davacı ... Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu ...
107 ada 6 nolu parselin 568,75 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle kadastro tespitinin iptali ile 568,75 m2’lik kısmın bu parselden tefriki ile ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 6 nolu parselin 2887,00 m2’lik kısmının ise orman sayılmayan yer, hali arazi olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle hali arazi vasfı ile ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil davacı ... yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 13/10/2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan - kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali yerine, tutanağın iptaline karar verilmesi doğru değil ise de,bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “tutanağın iptali” ifadesinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine “tespitin iptali” ifadesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.