1961 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 302 parsel sayılı 8.360 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 477 yazım numaralı vergi kaydı ile Haziran 1325 tarih 28 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile Hazine ve ... adına tespit edilmiş, satış yoluyla tamamı ...’ya geçmiştir.
303 parsel sayılı 1.160 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 477 yazım numaralı vergi kaydı ile 477 yazım numaralı vergi kaydı ile Haziran 1325 tarih 28 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile ... ... ve ortakları adlarına tespit edilmiş, Zehra Arda’nın açtığı dava sonucu hükmen ... ve ortakları adlarına tescil edilmiştir.
304 parsel sayılı 1.720m2 yüzölçümündeki taşınmaz 477 yazım numaralı vergi kaydı ile Haziran 1325 tarih 28 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile ... ve ortakları adlarına tespit edilmiş, Zehra Arda’nın açtığı dava sonucu hükmen ... ... ve ortakları adlarına tescil edilmiştir.
314 parsel sayılı 5.560 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir.
Davacılar ... ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı vekili; 302, 303, 304 ve 314 parsel sayılı taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 302, 303 ve 304 parsellerin ... ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen kesimlerinin ve 314 parselin tamamının tapu kayıtlarının iptal edilerek, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ...(...), ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde alanında kalan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 25.05.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1960 yılında genel arazi kadastrosu, 1962 yılında makiye ayırmanın iptali, 1980 yılında 1744 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması,
22.7.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B uygulaması bulunmaktadır.İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda temyize konu yerlerin, 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlamasında devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, ... tevzi komisyonunca gerçek kişi adına dağıtım ve tescillerinin yapılmadığı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla da orman rejimi dışına çıkarıldıkları, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.D.'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmazlara ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki temyize konu taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet ...
Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y.
934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla;
sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.
(E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağına davalıların bu taşınmazı satın alırken ödediği bedeli taşınmazı kendisine satanlardan koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.