Davacı ... Yönetimi, ...
Mahallesi 72 ada 13 parsel sayılı 1782 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılan 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, yönetmelik hükümlerine uymadan işlem yapmış olmaları nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresinin geçtiğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yine aynı görevliler hakkında açılan dava sonucu ...
10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65-1996/242 sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini, bu nedenle komisyon kararının yok hükmünde olduğunu belirleyen mahkeme kararı bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın A işaretli 844 m2’lik bölümüyle ilgili 56 nolu orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içine alınmış, 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak yapılan ve 23.09.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemi sırasında dava konusu parsel yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1989 yılında yapılan 19.04.1989 tarihinde kesinleşen 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, işlem yapan komisyon üyesinin yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları iptal edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti
orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve ... bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,
31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, mahkemece 56 nolu orman kadastro komisyonunun yapmış olduğu 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğu tespit edilmekle taşınmazın orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden,
somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y.
931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.