KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12161 E., 2010/14059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
1996 yılında yapılan kadastro sırasında, ...Köyü 101 ada 9 parsel sayılı 40.677,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Eylül 1319 Yoklama 54 sıra nolu tapu kaydı ve 1937 tarih 13 ila 21 yazım numaralı vergi kayıtları uygulanarak ... Şen ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, ... Değnekli; taşınmazın annesi Şerife Şen ‘den irsen intikal ettiği, Şerife Şen mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra Hazinenin davasının reddine, ... Değnekli’nin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın Şerife Şen mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede komşu Karayakup Köyünde yapılarak 13.07.1977 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören (uygulanan) Eylül 1319 Yoklama 54 sıra numaralı tapu kaydının aynı zamanda dava dışı 101 ada 10 ila 18, 103 ada 1, 4 ila 8, 16, 40, 41 ve 42 sayılı parsellere de revizyon gördüğü, ...
Kadastro Mahkemesinin 2004/24-2009/232 sayılı dosyasında 101 ada 13 parselin 370 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına, 1.809 m2 yüzölçümlü kesiminin ise kişiler adlarına tescil edildiği ve temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği, ...
Kadastro Mahkemesinin 2002/26-2003/111 sayılı dosyasında 101 ada 10, 11 ve 16 parsellerin kişiler adlarına tescil edildiği ,Hazinenin kararı temyiz ettiği, tebligatların tamamlanmaya çalışıldığı, Hazinenin 101 ada 14 parsele yönelik açtığı davanın reddedildiği ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, diğer revizyon parsellerinin ise itirazsız kesinleştikleri, dayanak tapu kaydının doğusunun kaya okuduğu, revizyon parsellerinin doğusunda da orman parselinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Değişir sınırlı kayıtların 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi gerekli olduğundan revizyon parsellerine yönelik açılan davaların birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Diğer taraftan; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de hat uygulaması 3 OTS’yi gösterir şekilde yapılmıştır. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır. Bundan ayrı; çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmemiştir.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Nevar ki; davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir.
Bu sebeple; mahkemece, öncelikle Eylül 1319 Yoklama 54 sıra nolu tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerden davalı oldukları anlaşılan 101 ada 9, 10, 11, 13 ve 16 parsellere ilişkin dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45 .maddesi uyarınca birleştirilmeli, 101 ada 9 ila 18, 103 ada 1, 4 ila 8, 16, 40, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazları bir arada gösterir kadastro paftası ve revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları var ise dayanak kayıtları ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma,
işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları ile orijinalinden renkli tahdit haritası Orman Yönetiminden, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp,
değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 8 ya da 10 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların kesinleşen tahdit haritası dışında kaldıklarının tespiti halinde bu kez en eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı,
öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumlarını gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu,
(bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı, orman ağaçlarının toplumu dağınık mı bulundukları vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli;
tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/12161, K. 2010/14059, 10 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama