Kadastro sırasında. Köyü 102 ada 40, 106 ada 11 ve 20, 108 ada 45 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek . adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tespiti için dava açmış, ancak talebini parsellerin muris .adına tescilinin yapılması şeklinde değiştirmiştir.
Yargılama sırasında 18.01.2010 tarihli dilekçe ile Hazine, 102 ada 40 sayılı parsel ile 106 ada 11 sayılı parselin bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak iradi terk iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, gerçek kişinin 108 ada 45 sayılı parsele ilişkin davası feragat nedeniyle reddine, 102 ada 40 parsele ilişkin açtığı davanın reddine, 106 ada 11 ve 20 parsele ilişkin açtığı davaların kabulüne, 20 sayılı parselin tamamı ile 106 ada 11 sayılı parselin teknik bilirkişinin raporunda (A) ile gösterdiği 3392,10 m² yüzölçümlü bölümünün muris ... oğlu 1906 doğumlu ... adına tapuya tesciline,
katılan Hazinenin 102 ada 40 ve 106 ada 11 sayılı parselin (B) kısmına yönelik davasının kabulüne ve 102 ada 40 sayılı parselin tamamı ile 106 ada 11 sayılı parselin teknik bilirkişinin raporunda (B) ile gösterdiği 5145,19 m² yüzölçümlü bölümünün hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm mirasçı ... vekili tarafından 102 ada 40, 106 ada 11 ve 20 sayılı parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 102 ada 40 parselin tamamı ile 106 ada 11 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümü zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gibi, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek bu bölümlerin Hazine adına tesciline,
106 ada 20 sayılı parselin tamamı ile 106 ada 11 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün davacı murisi 1906 doğumlu Kanber Sevgül'den kaldığı ve tescile karar verilen davacı taraf yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesinde yazılı zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.