İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/1297 K.2010/3990

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2010/1297Karar2010/3990Tarih29 Mart 2010Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/1297 E., 2010/3990 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2010
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.12.2004 gün ve 2004/4346-4847 sayılı bozma kararında özetle: (Uzman orman bilirkişi aracılığı ile tespit gününden önce kesinleşen orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2/B haritalarının yöntemince yerine uygulanması, komşu parsellere ilişkin tüm kadastro tespit tutanakları ile dayanak kayıtları getirtildikten sonra yerel bilirkişi ve ... bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanması ve ayrıca taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını saptamak açısından resmi belgelere dayalı olarak bilimsel yolla inceleme ve arştırma yapılması,

taşınmazın bu şekilde yapılacak araştırma da orman sayılan yerlerden olmadığının saptanması halinde de 3402 sayılı Yasnın 14. maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davalılar yararına oluşup oluşmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ...köyü 745 parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine Vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 09.03.1938 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 15.06.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, yine 2896 Sayılı Yasaya göre 11.02. 1986 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 27.04.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Çekişmeli 745 sayılı parsel, komşu 741-742-743-744 nolu parsellerle birlikte ...Köyünde 1959 yılında yapılan genel kadastroda paftasında Devlet Ormanı olduğu belirtilerek tesbit ve tescil harici bırakılmış, 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu 1989 yılında yapılarak orman alanları ile tarım parselleri arasında kalan tampon bölgede gösterilmesi üzerine Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf Dairesi Başkanlığının 02.07.1996 gün ve 4 sayılı genelgesi hükümlerine göre 1998 yılında yapılan ek kadastroda belgesizden zilyetliğe dayalı olarak davalılar adına tespit tutanağı düzenlenmiştir.

-2- 2010/1297-3990

Dosya kapsamından, dava konusu 745 sayılı parselin bulunduğu ...Köyünde 1959 yılında 5602 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan tapulama çalışmalarında, çekişmeli taşınmaz ve etrafı paftasında "Devlet Ormanı" belirtmesi yapılmak suretiyle o tarihte yürürlükte olan 5602 Sayılı Yasa hükümleri gereğince tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1938 yılında yapılan orman kadastro haritası getirtilmemiş ve yerine uygulanmamış olmakla birlikte, yörede 1938 tahdidinden sonra 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gözetilerek başka bir orman kadastrosu yapılmamış, 1981 ve 1986 yıllarında yapılan aplikasyon 2 ve 2/B madde uygulama çalışmalarında, 1938 tarihli orman sınırlarında bir değişiklik yapılmamıştır. 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce

yapılan 1938 yılında yapılan orman kadastro belgelerinin uygulanması suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanması mümkün değildir.

Çünkü, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile hiç bir bildirime gerek kalmaksızın tüm ormanlar devletleştirildiğinden ve 1959 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da çekişmeli taşınmazın niteliği komşu 741-742-743-744 nolu taşınmazlarla birlikte orman olarak belirlenip tapulama dışı bırakıldıklarından ve parsellerin eğimi ve halen büyük bölümü üzerinde bulunan eylemli orman örtüsü ve dosyada mevcut fotoğraflardan arazinin hiç kullanılmadığı ve keşif sırasında ... sürüldüğü nazara alındığında taşınmazların öncesinin orman olduklarının kabulü zorunludur.

Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararında kabul edildiği gibi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır.

Bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinilmiştir.

Bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, orman alanlarının belirlenmesi Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin 228 sayılı genelge hükümlerine göre orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Bu uygulama yukarıda da belirtildiği üzere 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürülmüş, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise anılan Yasının 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle; somut olayın 5602 Sayılı Yasa hükümleri gereğince irdelemesi yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.

Arazinin konumu, davalı parsellerle orman arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tespit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu bulunmaktadır.

Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte maki veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacıya irsen intikal ... 30-40 yıldır kullanıldığını ifade etmişler ise de; kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez.

Davacı taraf taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince "Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır." zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir.

Davalılar herhangi bir mülkiyet belgesine de dayanmamış, 1994-1995 yılındaki harici satışa dayanmışlardır. Dava konusu 745 sayılı parselle hukuki durumu aynı olan ...Köyü 732 - 733- 734 ve 735 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 01/10/2007 gün ve 2007/3 - 6

sayılı kararı 20. Hukuk Dairesinin 30/03/2009 gün ve 2008/17386- 5317 sayılı kararıyla yine aynı yer 390 sayılı parselin yine orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin kadastro 04/08/2007 gün 2007/4 - 3 sayılı kararı 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2008 gün 2008/1514-5305 sayılı kararıyla onanıp kesinleşmiştir. 745 sayılı parselin doğusunda bulunan yol ve derenin de orman içi yol ve ... olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 30/2, 6831 Sayılı Yasanın 1/1. maddeleri ve sözü edilen Hukuk Genel Kurulu Kararında kabul edilen ilkeler gözönünde bulundurularak, Davacı Hazinenin davasının kabulüne ve 745 sayılı parselin tamamının öncesi orman olması nedeniyle bu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, ... şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/1297, K. 2010/3990, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1297
Karar No
2010/3990
Tarih
29 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1297 K.2010/947
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/1298 K.2010/3710
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/1298 K.2010/4172
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/1298 K.2010/10047
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/1298 K.2010/2275
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1298 K.2010/978

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.