KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/13295 E., 2010/15925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında .... Köyü 131 ada 1 parsel sayılı 50448,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı köy tüzelkişiliği, taşınmazın Nisan 1944 tarih ve 14 sıra numaralı köy tüzelkişiliğine ait tapu kaydı kapsamında kalan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve ... İli Mesudiye İlçesi .... Köyü ... Mevkii 131 ada 1 nolu parselin Hazine adına yapılan tespitin iptali ile Birebir Köyü Köy Tüzelkişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; ziraatçı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde otsu bitkilerin mevcut olduğu ve köylüler tarafından otlakiye olarak kullanıldığı ve güney-doğu kısmında kızılçam ormanı bulunduğu belirtilerek dava konusu taşınmazın mera sayılan yerlerden olduğu ifade edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanağı olan kayıt ve belgeler ve kadastro paftası dosya arasına getirtilmemiştir. Ziraatçi bilirkişi raporuna göre sınırında orman olduğu bildirilen çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi tarihte, hangi yasa hükümlerine göre yapıldığı, ne zaman ilan edildiği, çekişmeli taşınmazın ne gibi işlem gördüğü konuları açıklığa kavuşturulmamıştır.
Taşınmaz güney-doğu kısmında kızılçam ormanı olduğu bildirildiği halde orman incelemesi yapılmamıştır. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip keşifte uygulanmamıştır. Bu husustaki bilirkişi raporu ve krokisi soyut içerikli olup, uygulamayı tam olarak yansıtmamaktadır. Böylesi eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak: bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar
sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde.
Mahkemece, dayanak Nisan 1944 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan kayıt titizlikle incelenip, gerekirse eski yazı bilen bilirkişi temin edilerek tapu kaydının geldisi saptanarak, kaydın ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri yerel tapu sicil müdürlüğünden şayet bu kayıt ilgili yerel tapu sicil müdürlüğünde bulunmaması halinde dosyadaki tapu kayıtlarının fotokopileri de eklenerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından ve dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı,
ilgili yerlerden getirtilip ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi tarihte, hangi yasa hükümlerine göre yapıldığı, ne zaman ilan edildiği, çekişmeli taşınmazın ne gibi işlem gördüğü orman işletme müdürlüğünden sorulup tahdit varsa orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği orman işletme müdürlüğünden getirtilip,
önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir ... elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli.
Yörede Şayet orman kadastrosu kesinleşmediyse, ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; şayet yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmuyorsa, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, komşu parsellerin dayanak kayıtlarından da yararlanılarak yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;
asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı köy tüzelkişiliğinin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı veya tasdiksiz yoklama kaydı olduğu belirlendiği takdirde. Hazinenin mera iddiası bulunmasa bile zilyetlikle kazanılacak taşınmazın mera sayılan yerlerden olmaması gerekeceğinden, mera araştırmasının da yapılması gerekir.
Bu nedenle bir mera tahsis kararı olup olmadığının Kaymakamlık, Özel İdare Müdürlüğü, Köy Hizmetleri, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, taşınmazın başında yapılacak keşifte, evvelce görev almış bilirkişiler dışından seçilecek bir ... elamanı ve bir ... uzmanından oluşacak bilirkişi kuruluna, varsa mera tahsis karar ve haritası, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi, yetersiz kaldığı durumda tanıklar eliyle yerlerine uygulattırılmalı; çekişmeli yerin bu belgelerdeki konumları duraksamaya yer vermeyecek bir şekilde belirlenmeli;
böyle bir kararın olmadığı anlaşılırsa, bu defa bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kullanım biçimi ve niteliği hakkında etraflı bilgi alınıp, bu olguyu zaman ve yere dayalı olarak hangi eylemli olaylarla hatırladıkları, mera olarak kullanılıp kullanılmadığı sorulup saptanarak, ... uzmanı bilirkişiden taşınmazın ... yapısı, bitki örtüsü ve niteliği hakkında, komşu parsellerle mukayese edilerek düzenlenmiş, bilimsel açıklamaları içeren rapor alınmalı; bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi açısından, komşu parsel dayanakları olan belgelerin çekişmeli yeri ne olarak nitelendirdikleri tesbit edilmeli;
bu şekliyle yapılacak araştırma sonunda, taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi gereğince zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gözetilmeli; tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma yapılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/13295, K. 2010/15925, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama