Davacı HAZİNE, davaya konu ... ... Köyü öncesinde 283 numaralı kadastro parseli olan, 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22 ve 23 parsel sayılı davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların öncesinde orman olup hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, şahıslar adına oluşturulan tapu kaydının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 16/07/2009 gün ve 2009/1034 - 2009/12035 sayılı bozma kararı ile özetle: “Dava konusu taşınmazın üzerinde aşılanmış ya da imar ihya edilmiş ... ağacı bulunmadığı makilik ve çalılık niteliğinde olduğundan çekişmeli taşınmazın tapuya tescili için öngörülen şartların gerçekleşmemesine rağmen tapuya yolsuz olarak tescil edildiği,
1961 Anayasasının 131. maddesi, Orman Genel Müdürlüğünün 12/04/1963 gün 426/28510 sayılı genelgesi karşısında 1961 Anayasasının yürürlüğe girdiği tarihten önce orman olan ya da kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan yabani ... alanlarının dağıtılacağına ilişkin 3573 S.Y.nın ilgili hükümlerinin zımnen yürürlükten kaldırıldığı,
davalının tutunduğu tapu kaydının Ocak 1969 tarihinde 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluştuğu, keza 11/06/1958 tarih 1958/8-7 sayılı içtihadı birleştirme kararında delicelerin para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar ihya sayılacağı kabul edilmiş ise de bu içtihadı birleştirme kararında kastedilenin öncesi orman olmayan orman sınırları dışındaki taşınmazlar hakkında uygulanma olanağının bulunduğu, ...
283 parsel sayılı 23800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın belgesiz zeytinlik niteliği ile 1959 yılında Ümmü ...’ya tahsis edilmiş ise de henüz tapusunu alamadığından söz edilerek 27/07/1963 tarihinde hazine adına tespit edildiği 18/05/1981 ila 17/06/1981 tarihlerinde ilan edilip itirazsız kesinleşerek 18/06/1981 tarihinde Hazine adına tapuya kayıt edildiği, ... Bakanlığının tarihsiz 40-002-1102-86878 sayılı ...
Valiliğinin 09/12/1961 havale tarihini taşıyan yazısında, içinde 65 sayılı ... parselinin .’ya tahsis edildiği de yazılı olan ekli listedeki ... parsellerinin mevzuat gereği gerekli işlemlerin yapılması istenmesi üzerine ...
Bakanlığının 13/04/1970 tarih 2240-004-280/29354 sayılı imar edilen zeytinliklerin tapuya tescili hakkındaki yazısında ekli listede parsel numarası ve sınırları bildirilen ... parsellerinin imar rapor ve krokileri incelendikten sonra uygun bulunarak 3573 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve nizamnamesinin 19. maddesi gereğince bu parsellerin karşısında ismi yazılı kişiler adına tescilinin emredildiği ve 26/10/1983 tarihinde Ümmü ... adına tescil edildiği, taşınmazın 22/08/1997 tarihinde ....’a satıldığı,
13/03/1998 tarihinde 4781 m2’sinin yola, 3237 m2’sinin parka ayrıldıktan sonra geri kalan 15782 m2 yüzölçümündeki bölümünün 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22 ve 23 parsellere gittiği, 23/07/1998 tarihinde de ... adına tescil edildiği, hükme dayanak alınan Orman mühendisi Baykan Araslı tarafından düzenlenen raporda taşınmazın eğiminin %5-10 olduğu, içinde akdeniz maki topluluğunun bulunduğu, irili ufaklı ... ve engebeli arazi olduğunun belirtildiği,
yine keşifte dinlenilen bilirkişi ... mühendisi ... ...’nın raporunda taşınmazın % 4-10 eğimli taşlık ve çalılık olduğu üzerinde bir ara imar ihya çalışması başlamış ise de devamının getirilmediği, aşılanmış ... ağacının bulunmadığının saptandığı, Medeni Yasanın sistemine göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanmasının zorunlu olduğunu aksi durumda yolsuz tescil söz konusu olup bu tür tapuların iptalinin mümkün olduğu, orman içindeki deliceliklerin 3573 S.Y.
Hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümlerin 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımnen yürürlükten kalktığını ve uygulama alanı bulunmadığını çekişmeli parsellerin ifraz edildiği 283 sayılı parselin imar ihya işleminin tamamlanmadan 1983 yılında yolsuz olarak oluşturulmadan Medeni Yasanın 1025 maddesi uyarınca tapu kaydına değer verilemeyeceği, kaldı ki ... .’nın 283 parselle ilgili beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi için Hazine aleyhine ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/307 -1013 sayılı dosyasında açtığı davanın mahkemenin çekişmeli parselin imar ihya görmediği bu nedenle 3573 Sayılı Yasanın 2, 3 ve 4.maddesindeki koşulların oluşmadığı bu sebeple orman rejimi dışına çıkmış kabul edileceği gerekçesi ile davanın reddine dair kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/01/1997 tarihinde onanıp karar düzeltme isteminin de 14/05/1997 tarihinde reddedilmesi sebebiyle kararın kesinleştiğini bu kararın Hazine yararına ve davalının bayii Ümmü ... aleyhine H.Y.U.Y.nın 237 md. Anlamında kesin hüküm oluşturduğu,
kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı davalının bu sebeple T.M.Y’nın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanmasının mümkün olmadığı, dava konusu parsellerin geldisi olan 283 parselin 1945 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde kaldığı,
arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan hata ile ikinci kere yolsuz sicil oluşturdukları, bu sebeple de 2. kadastronun yolsuz ve hükümsüz olduğundan sicilin hiçbir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebileceği 3402 Sayılı Yasanın 13. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, gözetilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın KABULÜNE, davaya konu ...
Köyü 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının İPTALİ ile taşınmazların davacı Hazine adına TESCİLİNE,karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması,
1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.1961 Anayasasının 131. maddesindeki orman sınırlarında hiç bir türlü daraltma yapılamaz hükmü 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “orman niteliğini yitiren yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz” şeklini almıştır.
Yine aynı Anayasanın 37. maddesinin son fıkrasında "... dağıtımı, ormanların küçülmesi ve diğer ... servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz." hükümleri mevcuttur. Anayasanın bu açık hükmü sözü edilen genelge karşısında 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra 3573 Sayılı Yasa zımnen yürürlükten kalkmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, bozma gereğince işlem yapıldığına kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sırasında bile orman sınırı içinde bırakıldığı,
davalının tutunduğu tapu kaydının davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgede 1981 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın devlete ait yabani zeytinliklerden iken 1959 yılında .’ya verildiği ,ancak henüz tapusunu alamadığı belirtilerek beyanlar hanesinde Ümmü ... kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle hazine adına tespitinin ve tescilinin yapıldığı, 26/10/1983 tarihinde Ümmü ... adına tescil edildiği, taşınmazın 22/08/1997 tarihinde Ümran ...’a satıldığı,
13/03/1998 tarihinde 4781 m2’sinin yola, 3237 m2’sinin parka ayrıldıktan sonra geri kalan 15782 m2 yüzölçümündeki bölümünün 584 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 21, 22 ve 23 parsellere gittiği, 23/07/1998 tarihinde de ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Anayasanın yürürlüğe girdiği 15 Ekim 1961 gününden sonra 3573 Sayılı Yasanın uygulama olanağı kalmamıştır.11.06.1958 gün ve 1958/8-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile "deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin imar-ihya sayılacağı kabul edilmişse de,
sözü edilen içtihadı birleştirme kararının öncesi orman olmayan başka bir anlatımla orman sınırları dışındaki taşınmazlar hakkında uygulanma olanağı vardır. Medeni Yasanın sistemine göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Aksi halde, yolsuz tescil söz konusu olup bu tür tapuların iptali her zaman mümkündür.
(Yargıtay Hukuk Genel Krulunun 30.05.2001 gün 2001/1-464 Esas ve 2001/470 sayılı kararı ve 19.2.2003 gün 2003/20-102 esas -2003/90 sayılı kararı vb).
Orman içindeki deliceliklerin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik edileceğine ilişkin hükümler 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra zımmen yürürlükten kalkmış ve uygulanacağı olanağı kalmamış olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın imar-ihya işlemleri tamamlanmadan hatalı işlem sonucu yolsuz tescil olarak oluşturulduğundan Medeni Yasanın 1025 (E.M.Y. 933, İsviçre M.Y.
975) maddesi gereğince tapu kaydına değer verme olanağı bulunmamaktadır.Yolsuz tescile dayalı olarak ayni hak kazanılmış olmaz .(Prof. ... Oğuzman, Prof. ... Seliçi Eşya Hukuku 5. bası 1998 sayfa 141) Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz.
Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi de olanaksızdır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, bozma kararının sonuç bölümündeki davanın reddine karar verilmesi gerektiği cümlesinin bozma kararının tümü göz önüne alındığında maddi hata niteliğinde olduğuna,hazine tarafından bu taşınmazın her zaman orman olarak tahsisinin mümkün olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınarak duruşmada kendini vekille temsil ettiren davacı HAZİNEYE verilmesine,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.