KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/13465 E., 2010/13710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine 09.11.2006 tarihli dava dilekçesiyle. Köyü 1435 sayılı parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1980 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, ....
Köyü 1435 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesinde "6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerdir" şerhi verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır.
Daha sonra 1980 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 Numaralı Ekip tarafından yapılıp 31.03.1981 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 14.06.1982 tarihinde ilan edilip, itirazsız yerlerde 31.03.1982, itirazlı yerlerde ise 14.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması,
58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılıp 22.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması,
yine 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.. köyünde 1963 yılında yapılıp 20.12.1978 ila 19.01.1979 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda 26 parsel sayılı 47000 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, Ağustos 1955 tarih ve 206 sıra numaralı tapu kaydı ile . adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, mirasçılarına intikal etmiş, 10.10.1996 günü ifrazen 1254, 1255,
1256 ve 1257 sayılı parsellere ifraz edilmiş, 1257 sayılı 11750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mirasçılar . ve arkadaşları adına paylı olarak tescil edilmiş, bu parselde, 1435, 1436 ve 1437 sayılı parsellere ifraz edilmiş, 1435 sayılı parsel 2140 m2 yüzölçümüyle. adına tescil edilmiş, 10.05.2003 tarihinde ... adına tapuya tescil edilmiş, 10.10.1996 tarihinde beyanlar hanesine taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyal Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının, eski tarihli memleket haritası, amenajman ve ... fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, yörede 1951 yılında yapılan . makisi olarak ayrıldığı, daha sonra 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii edilerek, özel yasasına göre tapu kaydının oluşturulduğu, yine kesinleşmiş 2/B uygulamasında durumunun değişmediği, eğimin % 0 - 1 olduğu,
eski tarihli memleket haritasında açık alan olarak nitelendiği, amenajmanda kısmen orman olarak nitelendiği, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... uzmanı bilirkişi raporuyla da, taşınmazın en az 25 yıl önce imar ihya edilerek, ... alanı niteliğiyle kullanıldığı, üzerinde 3-4 yaşında 120 adet ... fidanı bulunduğu belirlenmiştir.Davanın özelliği nedeniyle maki tespit komisyonlarının yaptıkları işlemlerin niteliğinin belirlenmesi zorunlu görülmektedir.
22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiştir.
Gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilamları yasal değerlerini yitirirler. Makiye ayrılan yerlerle özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemez (HGK 27.02.2002/1-19 E.-97 K.).
İçtihadı Birleştirme Kararı maki tesbit komisyonunca makilik alan olarak belirlenen alanlarda özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiş ve İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıkça maki komisyonlarınca yapılan işlerin sadece nitelik belirleme olup, orman dışına çıkarma işlemi olmadığı, tahditin kesinleşmesiyle orman olarak tapuya kayıt edilecek taşınmazın, makiye ayrılmakla tapusuz hale dönüşmeyeceği vurgulanmıştır.
O halde, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1951 yılında makiye ayrıldığı, 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii tapusunun oluştuğu, başka deyişle Y.İ.B.B.G.K.’nın kabul ettiği anlamda özel yasalar uyarınca tapu kaydının oluştuğu, bu tapu esas alınarak genel kadastroda, gerçek kişi adına tesbitinin kesinleştiği, makiye ayırma işlemine değer verilmeden, 1744 Sayılı Yasa döneminde orman sınırları içinde aplike edilip, 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasına konu edilmesinin yasal değerinin bulunmadığı,
bu nedenle orman sınırları içinde aplike edilip, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin yasal olmayan işleme değer verilemeyeceği, gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/13465, K. 2010/13710, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama