Davacı ... Yönetimi; ... Köyünde 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmi ilana çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada İtrz- 11 olarak gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle dava açmıştır.
Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın tespit tutanağı düzenlenip ... hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra; dava konusu 1087 ada 1 nolu parsele yönelik davanın kabulü ile ... bilirkişinin rapor ve krokisinde (1A) olarak belirtilen kısmın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (1B) ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ...
Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davalı Hazine tarafından taşınmazın (1B) ile gösterilen kısmına yönelik olarak açılan bir dava ya da usulüne uygun katılımın bulunmadığına, Hazine tarafından her zaman orman içi açıklık iddiasıyla dava açılabileceğine ve mahkemece, davacı ...
Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokilere göre memleket haritası ve ... fotoğrafları dikkate alınarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının ... hanesi boş olarak gönderilmesine ve Orman Yönetiminin davası kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında “(1A) bölümünün ... adına yapılan tespitinin iptali ile”, “(1B) ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline” ve “sair kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” denilmiş olması, ayrıca davacı ... Yönetimi kendisini bir vekille temsil ettirdiği halde davacı ...
Yönetimi yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değil ise de bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinde yazılı “(1A) ile gösterilen kısmın ... adına yapılan tespitinin iptali ile”, 2. bentteki “ tespit gibi tescile” ve 3. bendinde yazılı “sair kısmın davacı
üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin kaldırılması, 2. bende “... adına” ve 4. bent olarak da “davacı ... Yönetimi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/son hükmüne göre 200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.