Kadastro sırasında, ... Köyü 139 ada 10, 11, 12, 13, parsel sayılı sırasıyla 3616,92 m², 377,90 m², 4613,64 m², 7471,49 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek ... hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Ayrıca, dava konusu olan 139 ada 18 ve 20 parsel sayılı 3871,93 m², 638,46 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise sırasıyla ... ve ... adına tespit edilmiş ve kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar ..., ..., ..., ... tarafından Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine ayrı ayrı açılmış olan tescil davaları ile ..., ..., ... tarafından ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası birleştirildikten sonra kadastro mahkemesine devredilmiştir. 139 ada 18 ve 20 parseller davalı olduklarından kesinleşmedikleri kabul edilerek kadastro tutanak asılları dosya arasına getirtilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 139 ada 18 ve 20 sayılı parsellerin ... adına, 139 ada 12 sayılı parselin ... adına, 139 ada 13 sayılı parselin ... adına, 139 ada 10 sayılı parselin ... ve orman bilirkişisinin 29.07.2009 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) işaretli 3437,80 m² yüzölçümlü bölümünün ... adına, (B) işaretli 179,12 m² yüzölçümlü bölümünün çalılık niteliği ile Hazine adına, 139 ada 11 sayılı parselin aynı tarihli rapor ve krokide (A) işaretli 270,66 m² yüzölçümlü bölümün ... adına, (B) işaretli 107,24 m² yüzölçümlü bölümün çalılık niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve ...,
... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce ... Devlet Ormanı serisine ilişkin olarak 09.06.1969 tarihinde ilan edilip kesinleşen seri usulde orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Gerçek kişilerin temyiz itirazları yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesindeki koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yörede orman kadastrosunun 1969 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan ... Devlet Ormanı serisi yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Orman kadastrosunun ilanının yapıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin "Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler" başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl olduktan hemen sonra orman
kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanlarının orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, ... fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, ... yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Yukarıda anlatılan biçimde yapılan uygulama ile uzman orman ve ... bilirkişileri tarafından müşterek olarak düzenlenen raporda, eski tarihli memleket haritasının çekişmeli taşınmazlar ile birlikte ... araziye de uygulandığı ve taşınmazların yeşil renkli orman alanında kaldığı belirlendiğine göre, çekişmeli taşınmazların öncelerinin orman oldukları ve iadeye tabi yerlerden bulunmadıklarının kabulü gerekir. Bu nedenle; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, davacıların davalarının reddi ile 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile hazine adına tapuya tescili gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.